Enes Can

Enes Can
@Benj4min
16 Ocak
10 okur puanı
Haziran 2022 tarihinde katıldı
Zenginliğin herkes için olması
... Yararlanmaya her bireysellik hiç şüphe yok ki kendi varolusunun farkına tekil olarak kendisinin farkına varır ama bu yaralanmanın kendisi tıpkı karşılıklı olarak zenginliğin evrensel emeği ortaya çıkarması ve herkes için yararlanma üretmesi givi evrensel eylemin sonucudur... Her birey kuşku duymaksızın kendi çıkarlarına göre eylediğini düşünür... Ama dışsal bir biçimde bakılsa bile her birinin kendi yararlanmasında herkes için yararlanma sağladığı her birinin kendi emeğine kendisi için olduğu kadar herkes için de çalıştığı ve herkesin de onun için çalıştığı açıktır. ...
Alıntı
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Hegel'in felsefesinin kısa çözümlenmesi
... "Hegel'in Jena'ya vardıktan sonra felsefi bir yaşam kavramını geliştirmek istediğini ve ilişki(Beziehung) ile yaşamı özdeşleştirdiğini daha önce belirtmiştik. Sonsuzluk kavramı yoluyla da ilişkiyi diyalektik bir ilişkiye dönüştürmüştür, başka bir deyişle, onu canlı bir ilişki olarak kavramıştır. Her terimi kullanışı, dinamik bir karşıtlık ve uzlaşma içerir. Bu nedenle, sentez ve analizz kendi içinde ayrım ve uzlaşma içeren bir ilişkinin yalın yönleridir. Ama dinamik ve canlı bir ilişki, her şeyden önce, tinsel bir ilişkidir, eşdeyişle, bir bilincin yaşadığı bir ilişkidir. Bir bütünlük içerisindeki ögelerin dinamizmi ancak dolaysızlığın üstesinden gelen ve kendi dolayımına yol açan bir bilinç durumunda olanaklıdır." ...
Sayfa 61 - Doğubatı Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Tatmin üzerine
. . . "İnsan yaşlandıkça, hayatı daha bir anladıkça, rahatlıklarının tadına daha bir garip bir şeyleri takdir etmek elinden daha geldikçe, kısacası daha bir ehlileştikçe, bir o kadar daha az tatmin oluyor." . . . "Bu mesele üzerine enikonu kafa yormuş olan biri, ömrü boyunca, en fazla bir yarım saat için bile, akla gelebilir her şekilde, kesinlikle hoşnut olmanın bir insana hiçbir zaman nasip olmadığında bana herhalde hak verecektir." . . .
Sayfa 87 - Alfa yayınları, Constantin Constantius·Kitabı okudu
Alıntı
Hegelci anlamda zorunluluk ihtiva eden diyalektik mefhumuna, Kierkegaard, insan varoluşunun olumsallığını öne sürerek karşı çıktı ve insanın değişme, var olagelme ve kendini dönüştürme kapasitesinin ancak imkanım olduğu, yani her şeyin zorunlulukla belirlenmediği bir dünya bağlamında ancak anlaşılabileceğine ısrarcıydı. Diğer bir deyişle, kendini seçme olarak tanımlanan varoluşçu özgürlük, kendini edimselleştirmeyi ama bunu salt mantıksal bir geçiş olarak değil, varoluşun tüm hengâmesi ve keşmekeşi içinde yapabilmeyi ifade ediyordu.
Sayfa 19 - Alfa Yayınları, Nur Beirer'in ön sözü·Kitabı okudu
Felsefe