“İnsanın kalbi, bir zamanlar mavi bir gökyüzü gibidir; içinde parlayan yıldızlar, uçuşan hayaller, ışıyan ümitler vardır. Fakat gün gelir, o mavi gök kararır; yıldızlar birer birer söner, yerini siyah bir gecenin sükûtu alır. Hayat, insanı böyle yavaş yavaş büyütür, yavaş yavaş öldürür. Gençliğin en parlak devrinde bile insan, içinden bir şeyin eksildiğini, bir şeyin sustuğunu duyar. O vakit anlarsın ki, hayal dediğin şey, ömrün en güzel, en kısa rüyasıymış; uyanınca elinde kalan, sadece yorgun bir kalp, susturulamayan bir hüzündür.”