“ Hayatımızda, çok yakın olup da hiç bir şeyin aramıza giremeyeceği bir zaman oldu, bizi sadece küçük bir köprü birbirimizden ayırıyordu. Sen tam üzerine basmak üzereyken sana sordum: Köprüyü aşarak yanıma mı gelmek istiyorsun?
- Sense daha fazla gelmek istemedin; sana tekrar aynı şeyi sorduğumda ise sessiz kaldın. O zamandan beri aramıza bizi birbirimizden uzaklaştıran, birbirimize yabancılaştıran dağlar, çağlayanlar ve daha neler girdi; artık bir araya gelmek istesek de gelemeyiz. Şimdi o küçük köprüyü düşündüğünde söyleyecek söz bulamıyor hayretler içinde kalıyor, hıçkırıklara boğuluyorsun.
Uzun yıllar sonra birini tekrar gördüğünüzde, saatlerce hiç konuşmadan karşılıklı oturmanız gerekir ki içinizdeki acı, sessizlik sayesinde, kendi tadına varabilsin.