Biliyor musun azizim, insan birini sevmiyorsa uyuyor demektir. Alt tarafı neyiz ki?
Toprağız. Ama birini sevince Tanrı gibi oluruz, dünyanın yaradılışındaki insanlar gibi tertemiz kesiliriz.
"Tanrım, bana verdiğin bu yaşamı sana şükranla teslim ediyorum." Bunlar dedemin ölürken söylediği son sözlerdi. Oysa ki Tanrı'ya hiçbir zaman inanmamıştı ve Hindu bile değildi.
Ben zannediyordum ki ömürlerimizin teknesini istediğimiz sahile götürmek için yalnızca onun dümenini ele almak kâfidir... Şimdi anlıyorum ki değilmiş... Yollar görünmez kayalar ile doluymuş... Onlara çarpmamak lazımmış... Daha fenası gizli cereyanlar varmış ki insan onlara kapıldığı zaman yolun değiştiğini, gittikçe uzaklaştığını farketmezmiş... Tâ ki kendisini başka sahillere düşmüş görünceye kadar...
Duvarı yapan da yıkan da insandır. Kaçmak isteyenleri belli etsin diye ördüğü duvarı beyaza boyayan; sonra o duvar yüzünden yaşanan acılar unutulmasın, ibret olsun diye yıkarken bir kısmını tutan; üstüne rengarenk grafitiler yapan; küçük bir parçasını eşe dosta göstermek için cebine atıp evine götüren de insandır.