Berkan

Berkan
@Berkanguyum
Müzik Öğretmeni
22 okur puanı
Eylül 2022 tarihinde katıldı
Dostoyevski / Deniz Gezmiş / Hristiyanlık
9/10
·769 syf.··
2025 14. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 25 Eylül 2025 00:30
Kurtuluş eylem yoluyla değil acı çekme yoluyla gelecektir. Dostoyevskiyi okuyan sıradan okuyucular genelde kitaplarında geçen ya da günlüklerindeki hayat görüşlerini ezberden söylemekle yetinirlerken üst okuyucu dediğimiz okurlar genelde kitap içindeki söylemleri aforizmaları ya da bir karakterin hayat hakkında söylediği lafları önce kitap bağlamında anlamaya çalışıp metnin hazzına varırken sonrasında kitap dışında daha içe dönük anlamaya çalışıyorlar. Aksi taktirde Dostoyevskiyi anlamak ya da Dostoyevski üstünden bugünü anlamaya çalışmak pek mümkün olmazdı. Yukarıdaki söz üstüne bir iki şey söylemem gerekirse eğer , ben kısa süreli kurtuluşların tabii ki eylem yoluyla geleceğine inanıyorum ama burada bahsedilen daha ileriye dönük .Buna örnek olarak Deniz Gezmiş verilebilir mesela ,önüne konan pişmanlık kağıdını imzalasaydı eğer hayatı kurtulabilirdi. Çünkü Deniz Gezmiş son sözünde “ölen bedenimdir fikirlerim yaşayacak” diyerek. Gerçek kurtuluş için canını hiçe saymıştır ve bir devlet otoritesinin 25 yaşında birisi tarafından nasıl yerle bir edildiğinin en net kanıtıdır. Ama bugün hala fikirleri yaşıyor. Bunu sadece sol olarak söylemek istemiyorum tabii sağdan ya da islamcılardan da bu tür örnekler var . Bu insan olma haysiyeti zaten ideolojiler üstü başka bir şeydir. Bunu sorgulayıp bu adamı kendimizden uzaklaştırmayıp, yabancılaştırmayıp kahramanlaştırarak soyutlaştırmadan bu konuya baktığımız zaman ve bunun bizdeki karşılıklarını bulup bunu gösterme cesareti bulduğumuz zaman, işte Dostoyevski’nin dediği kurtuluş gerçekleşmiş oluyor! . Deniz ki O büyük bir yangının ilk kıvılcımıydı. Ya da bu sözleri Hristiyanlığın temeli olarak görebiliriz. İsa da insanlığın kurtuluşunun acıdan geçeceğine inanmış ve nitekim ölümü de bunun tamamen somut bir örneği olmuştu.
Edebiyat & Roman
BudalaFyodor Dostoyevski · İletişim Yayınları · 201931,6bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
BİLENE BİLENE TÜKENEN BIÇAK MİSALİ
9/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2024 4. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 29 Mart 2024 13:38
Kitabı okurken aklımdan sürekli ama sürekli geçen o dizeler…. İnsan sabahtan akşama kadar bir şey olmasını bekler ve hiçbir şey olmaz. Bekleyip durur insan. Hiçbir şey olmaz. İnsan bekler, bekler, bekler, şakakları zonklayana dek düşünür, düşünür, düşünür. Hiçbir şey olmaz. İnsan yalnız kalır. Yalnız. Yalnız. Stefan Zweig
Edebiyat & Roman
Tatar ÇölüDino Buzzati · İletişim Yayınevi · 201819,9bin okunma
8/10
·188 syf.··
Beğendi
·
2023 2. kitabı
Dostoyevski için aynı zamanda bir psikologdu da denir. Bunun sebeplerinden birisi de ÖTEKİ adlı romanıdır.... Şizofreni kelimesi yunanca parçalanmış/ bölünmüş anlamlarına gelmektedir ve bu terim ilk kez 20. Yy'ın ilk çeyreğinde kullanılmıştır. Oysa Dostoyevski 1846'da yayımlanan "Öteki" adlı novellasında kişilerin, özdeşliğini arayan, onu kurmaya çalışan yarılmış tiplerin yani paranoyik şizofreninin ilk örneklerini bu kitabında veriyor ve hatta Freud dan da önce yaşamın insanlara nevrozlarla ödettiği bedelleri de gözler önüne seriyor ... Sanırım Nietzsche'nin Dostoyevski için " kendisinden bir şeyler öğrendiğim tek psikoloğum" demesinin sebeblerinden biri de yine bu ve diğer romanları olsa gerek... Öteki Fyodor Dostoyevski
Edebiyat
ÖtekiFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202530,5bin okunma
Varoluş Özden Önce Gelir
9/10
·260 syf.··
Beğendi
·
2023 1. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 26 Eylül 2023 14:14
Önce ne demek bu varoluş özden önce gelir lafı kısaca ona bir bakalım. Başlangıçta yalnızca insan türünün yeni bir üyesi olarak varoluruz. Belirli bir rolümüz, önceden belirlenmiş bir amacımız yoktur, uygun gördüğümüz gibi yaşamakta özgürüz demektir. Öz devam eden varoluş, o şeyin işlev görmesi için önceden var olan bir yol olduğu anlamına gelir. İnsanın özgürlüğe mahkûm olduğunu söylemek, özden önce gelen varlık fikrine gönderme yapmaktır. Belirlenmiş bir amacımız olmadığı için özgürüz ama bu, hayatımızı istediğimiz gibi yapmak zorunda olduğumuz ve istediğimiz hayatı yaşamıyorsak başkalarını suçlayamayacağımız anlamına gelir yani hayatımızla ilgili kararları tek başımıza veririz, bu tamamen bize bağlıdır. Sartre, insani değerlerin temelinin özgürlüğe, nasıl yaşanacağını seçme yeteneğine bağlı olduğuna inanır. Spoiler!!! Kitaba dönecek olursak, canlı ile cansız arasındaki ilişkiyi sorgulayan Roquentin, bir nevi hür insanların hür olmayan varlıkların dünyasına atıldığını düşünür ve sonrasında da kitap boyunca onu hep varoluşsal çabalar içerisinde görürüz. Bir anlam arayışına girer … ama kitabın bir yerinde otodidakt ona der ki ….hayata anlam yüklemek istiyorsan harekete geç…. Ve yine kitabın bir yerinde Roquentin hayatını anlamlı çıkaracak olan tek şeyin Rollebon hakkında yazdığı kitap olduğunu söyler. ve kitabın sonlarına doğru da Roquentin’in akılına roman yazma fikri gelir ve der ki her şeyden önce sıkıcı bir çalışma olacak belki ama bittiğinde onun aydınlığı bir nebze olsun geçmişim üzerine düşecek ve belki o zaman hayatımı tiksinti duymadan hatırlayacağım. İnsanlar can sıkıcı olmayan şeylerden hemen bıkarlar , bıkmadıkları şeyler ise çoğunlukla can sıkıcı olan şeylerdir diye çok sevdiğim bir söz var. Bunu yazmamın sebebi Roquentin’in kitap boyunca bulantıları
Felsefe
BulantıJean-Paul Sartre · Can Yayınları · 202128,1bin okunma