...
"Amok koşusu mu? Evet, sanirim biliyorum... Malezyalılarda görülen bir sarhoşluk hali.
...
Köylerde yaşayanlar bir Amok koşucusunu hiçbir gücün durduramayacagını bilirler, bu yüzden onun geldiğini gördüklerinde 'Amok! Amok!' diye bağırırlar ve herkes oradan kaçar... Ama o hiçbir şey duymadan, görmeden koşar önüne çıkan her şeyi devirir. Sonunda ya onu kuduz bir köpekmiş gibu vurup öldürürler ya da kendisi ağzından köpükler saça saça yere yığılıp kalır."
"Odamdaki tek tük eşyayla yanlızlığıma hapsedilmiştim, karanlık sessiz bu okyanusta kaybolmuş bir denizci gibiydim. Gemim suya kapılmıştı ve artık medeniyeti tekrar göremeyeceğimi bile bile sürükleniyordum. Çarem yoktu, hissedecek hiçbir şey yoktu, hiçlik ve boşluktan başka bir şeyim kalmamışti. Volta attıkça düşüncelerim peşimden geliyordu fakat onlar da başka şeylerle etkileşime geçme ihtiyacı duyuyorlardı, aksi taktirde bir sarmala giriyorlar; boşluğa dayanamıyorlardı."