"Kitap okumak, hayatın iğrençliklerine karşı en şifâlı ilacım olmuştur. Hiçbir kaygı ve gamım olmamıştır ki, bir saatlik bir mütâlaa ile dağılmış olmasın." (Montesquieu)
Hazineden hazireye...
Bir kez daha o küçük kartopu düştü aklına. Rastgele bir el hareketiyle yaptığı kartopu koca kayaları tuzla buz edip çamları kibrit çöpü gibi ezmişti. Yalın bir güç ortaya çıkmıştı, önüne geçilemez bir hal almıştı, sağır edici gürleme içine işlemişti.
O bütünlüğü afallayarak gözlerim kamaşarak izliyorum. Benim terk ettiğim, diğer insanlarınsa yollarına devam ettiği o dingin ve tekdüze hayatı ancak uzaktan ve bir uçurumun yarıklarının arasından görebiliyorum.
Geçmişteki hayatımı bir dakikalığına düşledikten sonra birazdan işimi bitirecek bıçak darbesi yeniden aklıma gelince yeni bir durumla karşı karşıyaymışım gibi ürperiyorum. Güzel çocukluğum! Neşeli gençliğim! Ucu kana bulanan yaldızlı kumaş.. O zamanla şu an arasında kanımın oluşturduğu bir ırmak var.