"Kitap okumak, hayatın iğrençliklerine karşı en şifâlı ilacım olmuştur. Hiçbir kaygı ve gamım olmamıştır ki, bir saatlik bir mütâlaa ile dağılmış olmasın." (Montesquieu)
Hazineden hazireye...
İhtiyacım olduğunu sandıkları için yemek getirdiler. Nefis yemeklerle süslenmiş bir masa, bir piliç, sanırım başka şeyler de var.. Tamam o zmn diyip yemeğe çalıştım ama daha ilk lokmada hepsi ağzımdan dökülecek kadar acı ve yavan geldi.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Atım yolda yanlamasına uzanmış yatan genç bir Türk'ün cesedi önünde durdu. 18 yaşlarında bir delikanlıydı bu. Bir kızınkini andıran solgun yüzü henüz tazeliğini yitirmemişti. Ensesinde kurşun yarası vardı. Sarığı tozlar içinde yatıyordu...
Bilgisi olmayıp da sanıları olan bir adam bize kızar da sözümüze karşı koyarsa ne yaparız? Kafasız olduğunu belli etmeden onu yatıştırmaya, tatlılıkla inandırmaya çalışırız.
Hani şu tek başına gezinirken kendi hayalleriyle yetinen avare kişiler vardır. Bu türlüleri herhangi bir isteklerini gerçekleştirmek yolunu aramazlar, bu gayret sıkar onları. İstedikleri olabilir mi olamaz mı diye araştırmanın yorucu bir şey olacağından korkarlar. İşe olmuş gözüyle bakar, istedikleri olunca neler yapabileceklerini düşünüp keyfederler. Böylece içlerindeki avarelik büsbütün artar.