Byznur doğu

Byznur doğu
@Beyzanur6566
Beyzanur Doğu
6/10
·223 syf.··
Beğendi
·
2023 1. kitabı
İngiliz filozof ve siyaset adamı olan Francis Bacon,denemelerinde birçok konu üzerinde realist bir bakışla bir çok örnek vererek anlatmış. Kitabın dönemine hitap etmekle beraber günümüze fayda sağlam yönleri az,diğer bir kötü yanı ise Türkler,İslam ve Hz.Muhammed'e olan yanlış bakış açısı kitabın değerini azaltmakla kalmıyor tamamen yok ediyor Sömürgecilik üzerine yazılan bir bölümü de fazlasıyla garipsedim
1000Kitap
DenemelerFrancis Bacon · Yapı Kredi Yayınları · 20181,675 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
5/10
Puan vermedi·68 syf.··
2022 6. kitabı
“Sana, beni asla tanımamış olan sana.” Bu cümle kitabın özeti gibi. Kitabın bir aşkı anlattığını açıkçası düşünmüyorum. Kesinlikle hastalık boyutunda olan bir takıntıyı anlatıyor ve olaylar gerçekten abartı derecesinde. Aşkın birçok tanımı var, bu kitaptaki tanım psikolojik bir rahatsızlık, takıntı olarak işlenmiş gibi geldi bana.. Ama "ben tanrıya da inanmıyorum artık, yalnızca sana inanıyorum" dedirten bir aşk tanımı, "başkalarına da bedenimi sattım, ama seni aldatmış sayılmam..." dedirten bir aşk tanımı benim kendi kafamda var ettiğim aşk tanımıma tamamen zıt,kafa karışıklığına yol açtı bende.Bir ihtimal bence babası onu terkettiği için onu bir figür olarak aldı,eksikliği onunla tamamlamak istedi;okuduğumuzda annenin ilgili bir ebeveyn olmadığı da açıkça kendini gösteriyor. Keşke sonlarda R.'nin gözünden okusak ya da düşüncelerine yer verilseydi, değip değmediğini anlasaydık:'( Yani düşünüyorum bir insan nasıl bu kadar bağlanır, nasıl bu kadar sever ve her şeye rağmen sevgisini nasıl kendi içinde bu denli yaşar?Sevdiği adamdan gayri meşru bir çocuk dünyaya getirdikten sonra onu sadece kendi imkanları ile belli bir yaşa getirmesi ve sevdiği adama ölmeden önce yazacağı mektubu oğlunun ölü bedeninin bulunduğu odada yazması da ayrı bir konu aslında. Belki ilk ve son mektubu yazıp intihar etmesinin sebebi oğlunun onu hayata bağlayan tek varlığın artık nefes almaması olabilir, sonuç olarak sevdiği hiç onun olmayacak ve biz kadınlar bir erkek ile hayata bağlanmayı kendimize bir amaç ediniliyor nedense... Biz kendimizi yaşama bağlayacak bir unsur bulamıyoruz...İnsan önce kendi için yaşamalı. Ben bilinmeyen şu kadını hiç sevemedim.Hayatını R. için yerlere sermiş.Sevmek güzel bir şeydir ancak bağımlılık ve saplantı bir hal tehlikeli durumlara bile yol açabilir.
Edebiyat
Bilinmeyen Bir Kadının MektubuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022266,5bin okunma
4/10
Puan vermedi·80 syf.··
2022 8. kitabı
Ressamın Meryem Ana resmini çizmesi için heyecanla kabul ettiği işinde , ilham ya da daha doğrusu bir mucize aradığı bir günde karşılaştığı Yahudi kız Esther . Küçükken Hristiyanların kaba davranışlarına maruz kaldığından içine kapanık bir kız olan 15 yaşındaki Esther.Dünyayla bağlantısını yitirmiş ,iradesiz bir kız.İlk başta bu adamdan çekinse de sonrasında onda ki samimeyete inanır . Adamın portresini çizmesine izin verir . Aynı zamanda küçük bir bebek , Esther 'in kucağında ki küçük bebek tuval de İsa olan bebek . Esther bu bebeğe çok bağlanır ve tuval bittiğinde bebekle bir araya gelemeceğini fark edince içini korku kaplar.Esther muhtaçtı bir şeye bir nedene bağlanmaya çünkü hayat ona bir vaatte bulunmuyordu.En nihayetinde resim bittiğinde katedralin duvarlarını süsledi.Esther her gün vakit bulduğunda katedrale gidiyordu resmi ve çocuğunu görmeye lakin dönemin siyasi konularından dolayı propaganda ve eylemler devam etmekteydi ve biricik Esther bunu sorgulamıyor ilgilenmiyordu,hayat sadece resminden ibaretti. Eylemlerin duraksız devam etttiği bir gece resmi görmek için çıktı ve remini korumaya çalışırken öfkeli halkın hiddetine uğradı kalbine balta saplandı ertesi gün bunu gören ressam tanrıdan şüphelendi,hayatın mucizeleri onu uğruyor ve zarar veriyordu. Açıkcası kitap bana hitap etmedi.Esther bana gerçek olamayacak kadar anlamsız bir karakter gibi geldi,resim bitince bebeği sahiplemesi de işin cabası.Hristiyan ve y Stefan Zweig ahudi çatışması olması,betimlemeler gerçekten akıcı va başarılıydı.
Hayatın MucizeleriStefan Zweig · İş Bankası Kültür Yayınları · 202219,1bin okunma
Puan vermedi·687 syf.··
2022 5. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 27 Şubat 2022 19:36
Hepimiz bir parça deliyizdir. Şu küçük farkla ki, ‘hastalar’ bizden biraz daha delidirler. Burada bu küçük noktanın altını çizmek gerekir. Kusursuz insanlara gelince, doğrusu bunlar hemen hemen yok gibidir. On binde, belki de yüz binde bir rastlanır böylelerine, üstelik de oldukça zayıf örnekler olarak… ||Romanın kahramanı Rodion Romanovich Raskolnikov 'un psikolojik buhranlarına, topluma bir türlü uyum sağlamak istemeyişine, sivri diline ve parlak zekasına tanık oluyorsunuz. Dostoyevski, kahramanımızın hayata bakış açısını, teorilerini, toplumsal ahlakı sorgulanmasını, ailesini ve aile ilişkilerini, dostlarını, düşmanlarını, tüm bunlarla olan ilişkilerini inceliyor ve muhteşem betimlemelerle sizlere de yaşatıyor. Dostoyevski öyle bir karakter yaratmış ki adamın katil olmasına rağmen sempati duymayan yoktur sanırım Raskolnikov' a. Suç olgusuna farklı bir perspektiften bakabilmeyi mümkün kılıyor bu da. Hikayedeki anlatım o kadar ayrıntılı ve gerçekçi ki sanki Dostoyevski kendisi yaşayıp da yazmış.Diğer cinayet kitaplarından farklı olarak katilin üzerinde durmuş,yakalanmasından çok karakterimizin ruh halini merak ediyor buluyorsunuz kendinizi.Her karakter bir ciltlik kitap gibi anlatacak şeyleri çok olup bir klişe olmamakla beraber merak uyandırıyor. Bir de doğruluğundan emin olamadığımız mevzu bile var. Kitap yayınladıktan sonra savcı, Dostoyevski hakkında dava açmış. Gerekçesi ise: " Bir caninin ruhsal durumunu bu kadar gerçekçi ve ayrıntılı anlatan bir kişinin geçmişinde kesinlikle bir cinayet saklıdır. " olmuştur. Kitap okuyorum, diyen herkesin okuması gerektiğini düşündüğüm bir klasik. Albert Camus gibi büyük bir yazarın da takdirini almış ve ;" Suç ve Ceza'yı okuduktan sonra, ilk kez yeteneğim hakkında bir kuşku duydum. Ciddi olarak, bu işten vazgeçme ihtimalimi
1000Kitap
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025194,2bin okunma
Puan vermedi
"Aslında hiç bir şey yasadışı değildi,çünkü yasa diye bir şey yoktu." || 1984’ü ister komünizme karşı yazılmış bir eleştiri olarak görün, isterseniz de distopik(ütopik) bir gelecek tasviri olarak değerlendirin. Ama ne yapın edin, hakkını verin.Zamanının ötesinde bir eser yazmış George Orwell. Distopya türünün temel eserlerinden birisini ortaya çıkartmış. Dünyanın üç süper güç tarafından yönetildiği, her birinin kendi kuralları ve propagandası ile halkını yönetim altında tuttuğu bir gelecekte geçiyor 1984. Okyanusya, Doğuasya ve Avrasya isimli devletler birbirlerine karşı üstünlük kurmanın imkânsız olduğu garip bir denge içerisindedirler. Okyanusya halkı, Parti‘nin ve Büyük Birader‘in yönetiminde yoğun bir manipülasyon ve propaganda baskısı altındadır. Halk bilgiyi devletin yayın organlarından almaktadır ama bilgi devletin istediği şekle getirilerek insanlara hap gibi verilmektedir. Yeri gelince geçmişte yaşanmış olaylar dahi Parti’nin çıkarı gözetilerek değiştirilmektedir. İnsanlar günün her saati gözetlenir ve attıkları her adım izlenir. Bunca baskıya rağmen Parti, kendi yönetimi altında halkın yaşam koşullarının daha önceki dönemlerden çok daha iyi olduğunu iddia etmektedir. Medyanın da gücünü elinde tuttuğu için kimse aksini savunamaz. Partiye koşulsuz itaat, esastır. 1984’ün olay örgüsü, bir Parti çalışanı olan Winston’ın yaşadıkları etrafından ilerler. Winston, Gerçek Bakanlığı adı verilen ve Parti’nin direktifleri doğrultusunda tarihin yeniden yazıldığı bir devlet kurumunda çalışmaktadır. Onun gözlerinden Parti’nin karmaşık düzenini ve manipülasyon tekniklerini öğreniriz. Son derece rahatsız edici ve sonlara doğru iç bunaltıcı bir roman olan 1984, karakterlerin yaşadığı içsel çelişkileri ve Parti yönetiminin zorbalıklarını çok iyi yansıtır. Bugün tartışılan
1000Kitap
1984George Orwell · Can Yayınları · 2023200,1bin okunma