Tante Rosa... rüzgarda savrulan kavak pamuğu Rosa... bilemeyişin, direnişin, var oluşun bir diğer adı Rosa...
Rosa kendini sürekli boğulurken ve sürekli yaşamaya devam ederken bulur. Var olmak için her şeyi dener. Ticarete atılır, şişe toplayıp satar, tuvalet bekler, genelevde çalışır... Hayatı sürekli koşturmakla geçer. Hayatının sonuna geldiğinde ise sorgular "Nerede kazandım? Nerede kaybettim? Ne için? Kim için?"... Yaşamı ne kadar olaylı geçmişse, ölümü de bir o kadar olaylı ve tartışmalıdır. Tıpkı yaşarkenki gibi Öldükten sonra da küllerine bile huzur yoktur Rosa'nın...
Sevgi Soysal aramızdan çok erken ayrılmasına rağmen (40 yaşında kanserden vefat etmiştir.) Edebiyatimiza bir çok etkili eser bırakmıştır. Tante Rosa, Soysal'ın kalemiyle tanışma kitabım oldu. Kendine has üslubu, ironisi, güldürürken düşündürmesi ve sarsıcı sonuyla hem kitabı hem de Soysal'ı çok sevdim.
"Şüphesiz islam ahlakı, yalnızca bir takım kuralları, önleyici tedbirleri ve engelleyici ilkeleri temsil etmemektedir. Hayır, asla! İslam ahlakı, ancak yapıcı bir kuvvettir, sürekli gelişmeye sevk eden bir harekettir, harekete ve bu hareketle kişiliği gerçekleştirmeye yönelten bir atılımdır. Elbetteki kendine has, haysiyetli bir üslup içinde..."