Her gün biri çıkar, başlar, benim ben demeye,
Altınları, gümüşleriyle övünmeye.
Tam işleri dilediği düzene girer,
Ecel çıkıverir pusudan: Benim ben, diye.
ŞEYTANDIR BU GENÇLERİ BÖYLE DELİRTEN. Yetişkinlerin savaştığı, bombalar attığı, birbirini kesip doğradığı, acımasızlığın kol gezdiği bir dünyada gençlerin yurtsever, dine bağlı, uslu, terbiyeli olmaları söz konusu değildir.
Sonsuz hayat tabiri çoğunlukla sonsuz zaman anlamında kullanılır, sanki sonsuzluk herhangi bir sınır tanımadan yıllar boyunca hayatta kalmak anlamına geliyormuş gibi. Bu görüşü otoyol kenarındaki bina duvarlarına, kim bilir ne düşünerek yazılan şu soruda görebiliriz: "Sonsuzluğu nasıl harcayacaksınız?" Aslında bu çok tuhaf bir soru. Harcamak belli bir niceliği anıştırır, paranızın yarısını harcarsanız geriye yalnızca diğer yarısı kalır, peki ama sonsuzluğun yarısı ya da üçte ikisi harcanabilir mi?