Akıl dışı dogmalar ve efsanelerle tahrif edilmiş bir kutsal kitapla aklı çarmıha geren ruhbanların skolâstik felsefeleri, bezdirici tahakkümleri, engizisyon mahkemeleri, aforozları ve endüljansları Avrupalının şuuraltında dine karşı bir nefret duygusu oluşturmuştur.
Kur’an dış dünyadaki delilleri “âfâkî”, iç dünyadakileri de “enfüsî” deliller olarak niteler. Âfaki deliller vasıtasıyla insan eserden müessire, yaratılandan yaratıcıya ulaşır ve âlemdeki amaçsal birlikteliğin sırrına erer. Enfüsî deliller aracılığıyla da kendisinin bu birliktelik içindeki konumunu ve vazifesini anlar.
Özelde vahyin genelde de onun sistematik bütünlüğü olan dinin temel amacı; akılda ve kalpte tevhit temeli üzerine yapılanmış bir inanç ve tasavvur; buna bağlı olarak da bir hayat tarzı inşa etmektir.