Rezan

Rezan
@Bezmikitap
Düşünmek, ruhun akıl yoluyla nefes alıp vermesidir #Freepalestine
Ramazan Bayramımız mübarek olsun🍬✨
Ramazan Bayramı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Leyletü’l-Kadr mübarek olsun
Allahümme inneke afüvvün tühıbbü’l-afve fa’fu annî “Allah’ım! Sen çok affedicisin, affetmeyi seversin. Beni bağışla.”
Bizimle ve sırf biz bakınca değişen bir dünya var. Bu dünyaya, kendimiz içindeyken ve kendimizle sınırlanmışken, kendimizden nasıl çıkıp da dış dünyayı sabit ve saf haliyle gerçek olarak bileceğiz? Dış dünyada sabit, ölçülebilir bir fizik var. Bir de ben bakınca, benim idrakimin nesnesi olan dünyayla dış dünya aynı değil…
Hayata Dair
Visal
Beni zaman kuşatmış, mekan kelepçelemiş; Ne sanattır ki, her şey, her şeyi peçelemiş... Perde perde veralar, ışık başka, nur başka; Bir anlık visal başka, kesiksiz huzur başka. Renk, koku, ses ve şekil, ötelerden haberci; Hayat mı bu sürdüğün, kabuğundan, ezberci? Yoksa göz, görüyorum sanmanın öksesi mi? Fezada dipsiz sükut, duyulmazın sesi mi? Rabbim, Rabbim, Yüce Rab, âlemlerin Rabbi, sen! Sana yönelsin diye icad eden kalbi, sen! Senden uzaklık ateş, sana yakınlık ateş! Azap var mı alemde fikir çilesine eş? Yaşamak zor, ölmek zor, erişmekse zor mu zor? Çilesiz suratlara tüküresim geliyor! Evet, ben, bir kapalı hududu aşıyorum; Ölen ölüyor, bense ölümü yaşıyorum! Sonsuzu nasıl bulsun, pösteki sayan deli? Kendini kaybetmek mi, visalin son bedeli? Mahrem çizgilerine baktıkça örtünen sır; Belki de benliğinden kaçabilene hazır. Hatıra küpü, devril, sen de ey hayal, gömül! Sonu gelmez visalin gayrından vazgeç, gönül! O visal, can sendeyken canını etmek feda; Elveda toprak, güneş, anne ve yâr elveda! Necip Fazıl Kısakürek
Şiir
İçimdeki fısıltıyı işitemeyecek kadar dolu zamanların sancısı…
İçim bir dehliz miydi yoksa bir okyanus mu? Görünürde ikisi de ürkünçtü.Uğrak yeri olmayan karanlıklar vardı içimde. Onca aydınlık varken karanlığın lüzumu olamazdı belki de. Kıyıdaki çakıl taşları, okyanusların derinliklerinde bulunan incilerden daha mı değerliydi? İçimdeki fısıltıyı işitemeyecek kadar dolu zamanların sancısı var şu an ruhumda. O, durmadan sesini duyurmaya çalıştıkça ben duymamazlıktan geldim. Anlamlı ya da anlamsız devam etmesi gereken şeyler vardı… Ama beni dürten bu boşlukta neyin nesiydi? Yoksa hatırlamam gereken şeyler mi vardı acaba.Unuttuğum bir şeyler mi? Peki tüm bunları hangi birimle ölçeceğim, hangi ölçü tartabilir. Boşluk mu beni dolduracak Yoksa ben mi boşluğu dolduracağım…
Duygu ve Düşünce