Bu muazzam bir olay olmuştur, imparatorluğun Fransa'ya veya Almanya'ya karşı yürüttüğü mücadelelerin gürültüsü, V. Carlos'u tarihinin arka planına atmıştır. Bu çok büyük hatadır, çünkü bu büyük deniz ilerlemesinin başlangıç dönemi, l. François'nın Kanuni Süleyman'a yaklaşması (1535), sonra da Venedik'in ilk liga esnasında (1538-1540) V.Carlos ile ister istemez ittifaka girmesiyle birlikte denizin tüm yazgısıyla oynanmış bulunmaktadır. Oyun, Hıristiyanlık için hemen hemen tamamen kaybedilmiştir. Bunun kabahati iç parçalanmalarda, San Marco Cumhuriyeti'nin doğuştan düşmanı olan ve kendisine emanet edilen her türlü tezgahı kurmaya yatkın Prens Doria'da; Venedik ile sadıkane bir ittifaka girmeyi ne istemiş ne de becerebilmiş olan V. Carlos'un bizzat kendisindedir. Bir kez daha küçük tedbirlerin etkililiğine inanan Habsburg diplomasisi Barbaros'u ihanete ikna etmek üzere nihayetsiz pazarlıklara girişmiştir. Tatmin edici bir ödül karşılığında ihanet edecek midir, etmeyecek midir? Ve eğer ihanet ederse, bedeli ne olacaktır? Tüm Afrika kıyılarını mı talep edecektir, yoksa sadece ona önerilen Bougie, Trablus ve Bone [Annaba] ile mi yetinecektir? Nihayetinde arkadan çevrilen oyunlar hiçbir şeye engel olamayacaktır: Doria 27 Eylül 1538'de Barbaros'un kadırga ve futularına karşı savaşmaksızın Preveze savaş alanını terk etmektedir.
1538 Hıristiyan bozgunu 1571 Türk felaketiyle karşılaştırılamaz denilmiştir; birincisi bir geri çekilme, bir prestij kaybıdır. Göreceğiz. Sonuçları bir yüzyılın üçte birinden fazla sürmüştür. 1540'ta Venedik ligayı terk etmekte, Fransız diplomasisinin yardımıyla sağlanan ayrı barışın bedelini ağır bir biçimde ödemeyi kabul etmekteydi.