Bilal kamiloğlu

Bilal kamiloğlu
Güzel kitap
9/10
·847 syf.··
2026 11. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 27 Mart 2026 09:41
Kitabın ikinci cildinde, Akdeniz devletleri ve ekonomileri, toplumları incelerken ve nihayet tarih kavrayışını daha iyi aydınlatmak için denizdeki bütün bu güçlerin karmaşık savaş alanında nasıl etki ettiklerini göstermeve calısırken, ele alınan demografi ve nüfus hareketleri, ticaret ve Amerika'nın keşfiyle altın ve gümüs hareketlerinin seyri ve bu durum yol açtığı ekonomik sıkıntılar, Afrika'nın batısından doğusuna Hindistan deniz yolunun kesfi ve etkileri, imparatorlukların yapısı, toplumlar, bürokrasi, uygarlık ve kültürel yapıları, alışverişler ve savaşları, kumpanyalar ve korsanlık bu cildin başlıca konuları... Osmanlı tarihi için de çok güzel bir kaynak. Ayrıca bir Türk profesörün araştırmalarına bolca yer verilmiş. Bizim için çok doğru değerlendirmeler var.. Türkler Avrupa’da nasıl bu kadar yayıldı, 15. yy sonlarındaki ispanyolların zulmüne uğrayan Moriskolar ve yahudiler meselesi var. Bizim tarihçiler buna değinmezler. Biz yahudileri kurtarıp müslümanları ölüme terk ediyoruz... sokullu Mehmet Paşa bizde çok övülür ama rüşvetçi olduğunu yazıyor.. Alıntılarda başka detaylar da var.
Akdeniz ve Akdeniz Dünyası IIFernand Braudel · Doğu Batı Yayınları · 201737 okunma
Reklam
Acı ama gerçek mi...
Genç öğretmenierin çoğunluğu gibiydik biz de. Ülkücüydük. Evlendik. Anadolu'ya gidip küçük bir ev, küçük bir mutlulukla yetinmek için çalışmaya başladık. Önemli olan insanlarımıza yararlı olmaktı. Çok değişik yerlere atandık. İlçeler, iller, hatta köyler. Baban da başlarda tutkuluydu. "Yapacak çok şey var Nüveyre," diyordu. Günlerce bizi yabancılayan bakışlarla dolu yorgun çocuk yüzlerini izliyorduk. Her çocuğu kendi yavrumuz sayıp iyilikler düşünüyorduk. Ne oldu sanıyorsun sonunda? Kuşkuyla bakmaya başladılar bize. Orta Anadolu'daki ilçelerden birinde anca altı ay kalabildik Körüklü pantolon giyen alabros saçlı kaymakam babanı çağırtıp, "Kardeşim Selahattin Bey, bence program dışı teşebbüslerinizi kısın, Maarif vekaletinin uygundur dediğinden ötesine geçmek bilmem ki..." demişti. Pek bir şey de yapmıyorduk aslında. Geçim zorunda olup da okuyamayan, çalışan çocukların durumlarını falan araştırıp yardımcı olabilecek makamlara duyurmayı istiyorduk. Biz de durulup, cayıp öteki öğretmenlere katıldık. Çatışmalar bitti. Dostlar edindik. Anadolu insanıysa hiç de sizlerin sandığınız saflıkta değildir. Bizler ne desek inanmazlıkla dinliyorlardı. Dağ köylerinden çocuk toplamaya gittiğimizde, bunların çoğu da köy enstitülerine seçiliyordu. Kavruk, koca kemikli bir adam çıktı karşımıza. Ardında köyün olanca insanı. Kadınlarsa orta da yok. Üstelik kaçı göçü olmayan bir köymüş, ebe söylemişti. Gören de sanır ki istilacıyız da başka bir milletteniz. Kararmış yüzleriyle düşman düşman bakıyorlar bize.
Sayfa 192·Kitabı okudu

Bilal kamiloğlu

, bir kitap okudu
9/10
·847 syf.··
25 günde okudu
·
Okunma: 27 Mart 2026 09:41
·
2026 11. kitabı
Fernand Braudel
9/10 · 37 okunma
Akdeniz toplumları, ekonomileri ve uygarlıkları ellerinden geldiğince bu çete savaşları ile korsan savaşlarına uyum sağlayacaklardır. Gerçeği söylemek gerekirse, burada güçlerini, pişmanlıklarını, kötü niyetlerini, intikamlarını ve kinlerini tüketeceklerdir ... Eşkıya savaşı, henüz başlamayan bir toplumsal savaşı önceden tüketmektedir; artık bunlardan hiçbiri, deliler ve azizler dışında kimseyi ilgilendirmemektedir.
Sayfa 795·Kitabı okudu
Türkler değerli taştan anlamıyor..
Cezayir'de ticaret yapmak, kendisine sorulan bir Cenevizli tüccara göre, yüzde 30 karın garanti olması demektir. Öte yandan bir kez daha hatırlatmak gerekir ki, İspanya'da, Cezayir'e yasak mallar götürmek ve yağmalanmış mallar ile korsan malları satın almak yasaklanmıştır. Fakat bunlar İtalya ve Livorno'da kolaylıkla alıcı bulmaktadırlar. 17. yüzyılda bağlantılar hala sürmektedir. 1621'de bir Portekiz navesine el konulmasıyla, Cezayirli reislerin eline, anlatıcının dediğine göre "bütün İtalya'yı zengin eden" bir elmas hazinesi geçmiştir. Türkler değerli taşlardan pek anlamadıklarından, bunları düşük fiyattan satmışlardır... Fakat bu gündelik olayları, bunların içinden en az gürültü çıkaran hadiseleri ancak kapı aralığından görebilmekteyiz. Tunus belki de Cezayir kadar, hatta daha büyük ölçekte olmak üzere, bu yasa dışı ticaretin buluşma yeridir. Sicilyalı bir tarihçi, zamanından önce doğmuş bir Shanghai, demektedir. Kesinlikle haklıdır.
Sayfa 794·Kitabı okudu
Reklam