Hürmüz hakkında unutulmaz bir resim elde etmekteyiz; kent her tür göçe, ticarete, hile ve hurdaya açıktır; bunları yapanlar Venedikliler, Ermeniler, bizzat Türkler ve Müslüman olmuş Portekizlilerdir; bu Müslümanlığa geçen Portekizlilerin kalabalık gruplar halinde Osmanlı'ya gitmeleri şaşkınlık yaratmaktadır; fakat bunların Hintler hakkındaki değerli bilgileri, bu ülkede, bir yönde baharat, inci, ravent, asil bent ve sedir tahtası; diğer yönde ise mühimmat ve modern silah kaçakçılığı yapılmasında çok işe yaramaktadır. Böylece o melhor da lndia, Hindistan'ın en iyi şeyleri Venedik'e gitmekte ve dönüşte bu alımlar kalitesiz mallar, cam eşyalar, aynalar, sahte inciler ve boyalı kağıtlarla ödenmektedir. Bu mümin tarikat mensubu, sapkın Türkler ile ve İngilizler ile ilişkiye girmeye her zaman hazır olan Venedik'e yönelik, hazinelerle yüklü altı bin devenin çölde ilerlediğini ve gözünün önünde İskenderun'dan beş büyük Venedik teknesinin yola çıktığını görmüştür. Acaba bütün bunlara bakılarak, Venedik cephesinde, net olarak 1580'li yıllardaki güçlüklerden sonra, bir toparlanmanın ortaya çıktığı sonucuna varılabilir mi?