Bilal kamiloğlu

Bilal kamiloğlu
Tümüyle Akdeniz'e ait olan trafik hareketleri bu şaşırtıcı altüst oluşlardan sınırlı olarak etkilenirken, Cezayir'den Mısır veya İstanbul' a varana kadar, Türk topraklarında vahim bir bunalım yaşanmaktadır. Muhteşem ve sağlam Türk maliyesinden fazlasıyla söz edilmiştir. Bu maliye belkide bu düzeye Kanuni Sultan Süleyman'ın uzun saltanatı döneminde ulaşmıştır. Fakat bu şanlı saltanatın sona erdiği yıl, Malta başarısızlığından sonraki yıl (eğer Hammer'in eski kitabındaki bilgi doğruysa), Kahire'deki tek Türk "parası" altından basılmış olanlardır ve bunlar da yüzde 30 devalüe edilmiştir.
Sayfa 291·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
15. yüzyılda her şey tüccarlar içindir: Tarih artık ticari sözleşmeler, ayrıcalıklar, satın almalar ve mübadelelerden başka bir şeyden söz etmemektedir. Doğu'da Türk ilerleyişi karşısında rahatları kaçan Hıristiyan tüccarlar, bunun telafisini burada bulmuşlardır. Mağrip Katalanlara olduğu kadar Marsilyalılara, Provencelılara, Raguzalılara, Sicilyalılara; düzenli yolculukları sırasında Trablus, Tunus, Cezayir, Bone ve Oran'da duraklayan Venediklilere ve Cenevizlilere de açıktır; muzaffer İspanyollar 1573 yılında, Tunus'ta Cenevizlilere ait fonduk'u bulamasalar da ona ait eski sarnıçları bulacaklardır.
Sayfa 187·Kitabı okudu
1596'da Suriye'de Venedikli tüccarlar hangi fiyattan olursa olsun borç almak üzere acele etmişler ve sonunda "Türkler"den yüzde 30 ve yüzde 40'tan borç almışlardır. Bunun sonucunda, "millet"in tümünü onursuz hale getiren birçok iflas yaşanmıştır. Zaten, daha başından beri Batı kentlerinde bir nakit karaborsası varolmuştur. Venedik'te küçük bankalar, banchetti, kapıları ve pencereleri kapalı olduğu halde, Onlar Meclisi'nin sürekli sert tedbirler almasına rağmen, gizlice para ticareti yapmaktaydılar.
Sayfa 185·Kitabı okudu
16. ve 17. yüzyıllarda benzer nitelikte olan bu ticari uygulamalar tek yanlı, hiçbir güven unsuru taşımayan bir konumun ağırlığını ortaya koymaktadır. Bir yerden başka bir yere tüm Hıristiyan alemini dolaşan kambiyo senetleri İslam dünyasına nadiren yolculuk yapmaktadır; o kadar nadir ki, hiç olmadığı söylenebilir. Ödemeler konusunda hep sıkıntıda olan Hıristiyan tüccarlar, Doğu Akdeniz' de yüzde 40' a varan tefeci faiz oranlarıyla borç almaktan başka çare bulamamaktadır.
Sayfa 184·Kitabı okudu
Değerli madenlerin rolü hiçbir zaman 16. yüzyılda olduğu kadar önemli olmamıştır. O yüzyılda yaşayanlar hiçbir tereddüt duymadan buna birinci sırayı layık görmekte, izleyen yüzyılın uzmanları bunu daha da artırmaktadır. Bu uzmanlardan birine göre değerli madenler "halkın özüdür." Bu Venedikli usta hatip, sarı veya beyaz madenin "bütün yönetimlerin sinir noktasını" oluşturduğunu, "onun nabzını, hareketini, ritmini, ruhunu meydana getirdiğini, onun bizatihi varlığı ve hayatı" olduğunu (l'esser et la vita) söyleyecek kadar ileri gitmektedir: "O her türlü olanaksızlıkların üstesinden gelir, çünkü o efendidir, her şeyin patronudur; kendisiyle birlikte her şeyin zaruretini taşır; o olmazsa her şey dermansız ve hareketsiz kalır. "
Sayfa 179·Kitabı okudu