Minyatür bir Massif Central olan Buzarea üzerine yaslanan, Deniz ve Mitica arasında yer alan Cezayir Saheli Fahların, Cezayir kırlarının temel alanıdır. Cezayir Türklerinin yaşadığı alanlar arasında paylaşılan, yakındaki kent ağızlarının nüfuz ettiği kentleşmiş bir kır; kentsel merkezi çevreleyen "göçebe" ağızların ortasında yer alan dar bir vaha. Düzenlenmiş, ihtiyaçları sağlanmış, drenajı yapılmış (günümüzde, Türkler döneminde yapılmış sulama kanalları bulunmuştur) bu güzel tepeler tamamen yeşilliklerle kaplıdır. Birçok Akdeniz kentinin övünç kaynağı olan bahçeler, Cezayir kenti yakınlarında beyaz evleri ağaçlarla ve fışkıran sularla çevrelerken çok görkemli görünürler -bunlar 1627'de Portekizli bir tutsak olan Joao Carvalho Mascarenhas'ı hayran bırakmışlardır. Bu hayranlık haksız değildir: Korsanlar kenti olan ve Amerikan kentleri gibi genişleyen Cezayir, aynı zamanda bir lüks ve sanat kenti olup, 17. yüzyılın başında İtalya'yı taklit etmektedir. Aynı şekilde büyümüş olan Livorno'yla birlikte Akdeniz'in en zengin ve bu zenginliği lükse dönüştürmeye en yatkın kentidir.