Bilal kamiloğlu

Bilal kamiloğlu
Bu dünya ısrarcı, zehirli, yaygaracı ve her șeyden önce arsız insanlarla dolu. Özellikle bazılarının bu dünyaya ne yapmaya geldiği anlaşılmıyor. Üstelik bu sadece yüzlerine bakarak ulaştığım bir sonuç değildi. Çoğu sadece yer kaplıyor. Bu geçici dünyadaki alanların çoğunu alıyor ve bunu müthiş bir itibar gibi sunuyorlar. Beş yıl, belki on yıl, insanların peșine dedektif takıp kaç kere gaz çıkardıklarının çetelesini tutuyor ve buna hayat diyorlar. Buradan da cesaret alarak karşına geçip, "Sen șu kadar yılda bu kadar gaz çıkardın!"diye umurunuzda olmayan șeyler hakkında konuşabiliyorlar. Yüzünüze söylemektense, ki bunu da yapabilirler, arkanızdan kaç kere gaz çıkardığınızı konuştukları da oluyor. "Yeter," diye söylenmeniz sadece daha çok söylenmelerine neden oluyor. "Peki," derseniz daha ısrarcı oluyorlar. "Anlamadım," derseniz saymaya devam ediyorlar ve buna hayata uyum sağlama stratejisi diyorlar. Bu strateji insanların kolayına geliyor. Sadece susman ve ona uyman yeterli İnsanlara engel teşkil edecek stratejileri yumuşatmalarıysa görgüdendi. Engel olmazsa strateji de olmaz diyebilirsiniz ama o durumda sizin de hesaba dahil olmanız gerekirdi.
Sayfa 134·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
İnsanların resim diye adlandırdığı şeyler sadece göz önünde duran doğal güzellikleri aynı șekilde resmetmekten veya onu estetiğin süzgecinden geçirerek güzelleștirip tuvale aktarmaktan öteye gitmiyordu. Çiçeği çiçek olarak görmek, suyu su olarak çizmek, insanı insan olarak göstermek resmin görevinin gerçekten de bu olduğunu düşündürüyordu. Eğer bunun üstüne çıkar, gördüğün nesneyi hissettiğin sekilde çizer ve ondan aldığın tadı eklersen tuvalin üstünden canlılık tașıyordu. Bu yegâne ilhamı doğadaki nesneleri resmederken kullanmak bu sanatı yüksek seviyede icra edenlerin temel görüşü olduğundan, onların nesnelere ne șekilde baktıkları firçalarının ucundan taşmazsa, resim yapmış sayılmıyorlardı.
Sayfa 77·Kitabı okudu
Buzla kömürün arasındaki farklılık aşırı büyüdüğü zamansa bu çeliski er ya da geç yok olacak, -belki de tam ters yönde- büyük bir gücün parçası olarak hareket etmeye başlayacaktı. Yetenekli insanların yetişkinlerin eli ayağı, kuş beyinlilerin yetenekli insanların sağ kolu, atlarla sığırların ise dingillerin kalbi olması bunun sonucuydu.
Sayfa 69·Kitabı okudu
Bu hayatta yirmi yıl yaşadıktan sonra dünyanın yaşamaya değer bir yer olduğunu anladım. Yirmi beş yıl yaşadıktan sonra aydınlıkla karanlığın bozuk para gibi iki taraflı olduğunu, ışığın vurduğu yerde mutlaka gölgenin de olacağını anladım. Otuzuncu yılımı yaşadığım șu anda ise şöyle düșünüyorum: Mutluluk arttıkça hüzün de iyiden iyiye artar. Keyif hissettikçe çekilen acı büyür. Bunları ayırmaya çalışırsan hayatın akışı bozulur. Bir araya getirmeye uğraşırsan başarısız olursun. Para önemlidir. Ancak senin icin önemli seyler çoğaldıkça, kaygılar uyku sırasında dahi peșinden gelmez mi? Ask mutluluktur ancak bu mutlu ask ağırlaştıkça ve taşınması zorlaştıkça insan aşksız geçen zamanlarını daha bir sever hâle gelmez mi? Yaptığı iş hayranlık uyandırıcıdır ancak bir devlet bakanı milyonlarca insanın sorumluluğunu alır. Omuzlarında tüm ülkenin ağırlığını tașır. Bir șey lezzetliyse, yememek zorlaşır, hatta birazcık yersen daha fazlasını istersin. Doyasıya yersen de sonradan yiyeceklerin tatsızlaşır.
Sayfa 7·Kitabı okudu
Dünyamızı oluşturan şey Tanrı da seytan da değildir aslında. Sadece evinin hemen yanında veya karşısında yaşam süren komşularındır. İnsanlar âleminde yaşamak zor diyerek kaçıp gidebileceğin bir düşler ülkesi yoktur. Öyle bir yer varsa da burası olsa olsa insanların olmadığı bir yer olur. İnsanların olmadığı bir yerde yaşamak da toplumla yaşamaktan zor olsa gerek. Yaşayabileceğin en iyi yer burasıysa ve burada sunulanlarla yaşamak zorsa, zorluklara olabildiğince hoşgörü göstermen ve sürdürdüğümüz kısacık yaşamı güzelleştirmen gerekir. Böylece adına şairlik denilen meslek doğar, ressam adında ulaklar peyda olur. Her sanatçı, insanların dünyasına sükûnet getirdiği, onların kalplerini zenginleştirdiği için değerlidir.
Sayfa 8·Kitabı okudu