Özal döneminde burjuvazi, doğrudan yasal olmayan yollarla sağlanan zenginleşmenin (uyuşturucu kaçakçılığından gelen kara paranın sistemin içine çekilmesi, hayali ihracat, kamu bankalarının yağmalanması, ihale mafyası, vergi kaçırma gibi) yanısıra, bir şekilde yasaya uydurulan ama sonuçta haksız yollarla (kişiye özel teşvik ve kararnameler, faiz gelirleri, sermaye lehine yasal düzenlemeler gibi) ilkel sermaye birikimini sağlamıştır (Doganer, 1999; lnsel, 2004). Bu tespitten kalkarak Türkiye’de devlet-ekonomi ilişkisi açısından çıkarmamız gereken sonuç, piyasa toplumunun bizzat devlet müdahalesi ve hatta devlet zoruyla kurulmaya başlanmış olmasıdır.