Bilal kamiloğlu

Bilal kamiloğlu
İçindeki neyse ifadesi de öyle oluyor.
Şapolyo şöyle diyor: “Birinci Millet Meclisi’nde ‘Birinci’ ve ‘İkinci’ grup denilen iki grup vardı. Birinci Grup Atatürk’ün dahil olduğu radikallerdi. Bunlar tamamen Osmanlı’dan kalan müesseseleri kökünden yıkmak isteyen demokrat laik zümre idi. İkinci Grup muhafazakârlar olup, dindar ve milliyetçi bir zümre idi. Birinci Grup hep bunlarla çarpıştı. Nihayet radikaller galip gelerek, memlekette birçok inkılaplar yapıldı" (Şapolyo, 1967: 100). 1982’de Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yüksek öğretim kurulularında ders kitabı olarak okutulmak üzere 150.000 adet basılan Hamza Eroğlu’nun Türk İnkılâp Tarihinde de aynı bakış açısı tekrarlanmaktadır: “Mecliste, Birinci Grup ve ikinci Grup diye yeni bir ayrılma baş gösterdi. Birinci Grup, milletin iradesine ve milletin egemenliğine değer vererek, milletin maddi ve manevi gücünü seferber etme çabası İçinde idi, Atatürk Birinci Grup’un başında bulunuyordu. İkinci Grup hilafet ve saltanat makamının ve Osmanlı devlet şeklinin saklı tutulmasını İstiyordu. İkinci Grup, Ankara’daki siyasî gücü geçici saymakta idi. Misak-ı Millî’nin sağlanmasından sonra, hükümetin çekilmesi gereğini ifade etmekte idiler. Egemenliğin kayıtsız şartsız milletindir hükmüne de, Padişahın yetkilerini sınırlayacağı için karşı idiler. Kısaca ikinci Grup, sosyal görüş bakımından gelenekçi ve mukaddesatçı, siyasî görüş bakımından da Tanzimat düzeninden yana idi" (Eroglu, 1982: 283).
Sayfa 165·Kitabı okudu
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bilip bilmediği herşeyi eleştirmiş.
Cumhuriyet İnkılâplarının ardındaki otoriter zihniyeti eleştiren Edip, bu çerçevedeki kanunların gerçekleştirilmesi sürecinde kullanılan metodları da eleştirir. İnkılâpların içerdiği kültürel meselelerin göz ardı edildiğini düşünür. Örneğin, Latin harflerinin kabulü ciddi uzman mülahazasını gerektirmiş olsa da ilgili kanunun "meclisten alelacele geçirilmesindeki askeri yöntem ve bir kurmay zihniyetiyle verilen askeri emirler" Edip'in eleştiri oklarına hedef olmuştur.
Sayfa 129·Kitabı okudu
Güzelleme için yüzeysel anlatmış..
Millî Mücadele'den sonra kurucuları arasında Adnan Adıvar'ın da bulunduğu terakkiperver Cumhuriyet fırkası'nın kapatılması ve Mustafa Kemal ile yaşadıkları siyasal ihtilaflar nedeniyle 1925'te eşiyle birlikte Türkiye'den ayrılan Halide Edip, önce İngiltere'ye ardından Fransa'ya yerleşir. I928'de Williamstown Po litical Institute'un düzenlediği konferansa davet edilir ve Amerika'ya gider. 1930'da Columbia Üniversitesi Barnard College'da Türk Tarihi dersleri okutur, konferanslar verir. İslâm Üniversitesi kurmak için açılan kampanyaya yardım maksadıyla 1935'te Hindistan'a gider, orada da çeşitli konferanslar verir. Aynı yıl kısa bir süre için torununu görmek maksadıyla Türkiye'ye de gelir. Atatürk'ün ölümünden sonra, 1939 yılında, yurda dönen Halide Fdip, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nde Ingiliz Dili ve Edebiyatı kürsüsünü kurar. 1950'ye kadar bu kürsünün başında bulunan Halide Edip 1950-1954 yılları arasında Demokrat Parti listesinden bağımsız İzmir milletvekili olarak TBMM'ye girmiştir. 1950 seçimini çok partili demokrasiye geçişi sağladığı için yüceltir; 14 Mayıs tarihinin demokrasi bayramı olarak kabul edilmesini teklif eder.
Sayfa 121·Kitabı okudu
Özalcı liberalizm
Özalcı liberalizm, insanın ‘çıplak’, doğal varoluş itkilerini merkeze alan bir bireyciliktir ve bu modelde bİrey, kendi ilgilerini gerçekleştirme konusunda serbest, ancak bu serbestliğin mümkün olacağı düzenin taşıyıcı iradesi, devlet söz konusu olduğunda tâbi varlık olarak görülür. Bireysel serbestlik ve uyrukluk durumunun bir arada içerildiği bu liberal bakış açısında toplumsal alan bireysel ilgilerin en yüksek düzeyde tatmini esasına dayalı rekabet alanı, dolayısıyla piyasa akılsallığının egemen olduğu alan olarak, devlet ise toplumsallığın var oluş koşulu olan, bu nedenle de birleşmenin kendisi üzerinde mümkün olduğu tözsel birlik olarak tanımlanır.
Sayfa 116·Kitabı okudu
Liberalizm, temel siyasal öznesi birey olan modern bir toplum projesidir. Başka deyişle, liberalizmi farklı toplumsal-siyasal tasarımlardan ayırt etmemizi sağlayan en temel nitelik, onun bireye referansla ve bireyden hareketle örgütlenmiş bir toplum biçimi tasavvuru olmasıdır. Bu durumda, liberalizmin taşıyıcı öznesi olacak olan bireyin ne türden bir insan tasarımının ürünü olduğu, hem liberalizmin kavramsal içeriğini analiz etmek, hem de liberalizmin varoluş koşullarını göstermek bakımından önemlidir. Ayrıca, Türkiye’de liberalizmin geç teşekkülünün açıklanmaya çalışıldığı her anda, Türkiye’de bireyin varlığının esas konu olduğuda göz önüne alınırsa, bireyin ne olduğuna ilişkin bir analiz ve liberalizmin hangi türden bir bireycilik olduğunun gösterilmesi önem taşır.
Sayfa 103·Kitabı okudu