Birkan Girgin

Birkan Girgin
@BirkanGirgin
Moleküler Biyolog
Yüksek Lisans
İstanbul
İstanbul, 10 Ocak 1993
337 okur puanı
Aralık 2021 tarihinde katıldı

Birkan Girgin

, bir kitap okudu
Puan vermedi·80 syf.··
2025 93. kitabı
Byung-Chul Han
8.4/10 · 4.359 okunma
Reklam
Sekerat Mahali
Puan vermedi·116 syf.··
2025 92. kitabı
Kıymetli arkadaşım ile Palyatif Tıp (İsar Yayınları,2019) kitabını tahlil ederek okumaya niyet ettik bir zamandır. Bu kapsamda da referanslar nedeniyle bu kitabı da okumak gerekti. Philippe Ariès (1914-1984) bir kültür tarihçisi olarak masaya ölüm'ü yatırıyor ve ilk çağlardan itibaren Batı'lı insanın Ölüm'e karşı olan tavrını inceliyor. Bunu yaparken de sanatın çeşitli unsurlarını kullanıyor. Resimler, fotoğraflar, şiirler, kitaplar vs. Aries ölüme karşı tavrı kronolojik olarak "Evcilleştirilmiş Ölüm", "İnsanın Kendi Ölümü",""Senin Ölümün" ve "Yasaklanmış Ölüm" olarak ayırıyor. Evcilleştirilmiş Ölüm Kişi öleceğini hissettiğinde evinde sakince o anı beklemeye başlar ve günlük hayat onun etrafında akışına devam etmektedir. Burada çirkin ya da gözden uzak tutulması gereken hiç bir şey yoktur; çocuklar etraflardadır, insanlar gelip giderler vedalaşmalarını gerçekleştirmek için. Hatta özel bir durum var algısı dahi yoktur. İnsanın Kendi Ölümü Aslında bir önceki dönemin tavrı ile çok belirgin bir farklılık yoktur. Lakin burada öleceğini farkeden insan için değişen bir duygu durumu vardır. Artık kendisi için zaman durmuştur ve onun için yapılan seromonileri ve rutini kontrol etmesi gerekir. Vasiyet hazırlamak ya da akrabalarla son vazifelerin gerçekleştirilmesi gibi. Senin Ölümün Bu yeni tavırda ölüm yüceltilmiş, dramatize edilmiş ve insanı yutan bir kavramlaştırmaya gidilmiştir. Artık kişiler sakince ölüp gidememektedirler etraflarında oynanması gereken epik bir tiyatro vardır feryatlar, figanlar, büyük vedalaşmalar. Yasaklanmış Ölüm Nihai olarak son evrede ise ölüm hayatın dışına çıkarılmıştır. Artık insanlar ölüm'e hayatlarının içinde tahammül edememektedirler; bu nedenle görmek duymak ve bilmek istemezler. Kişiler kendi evlerinden uzakta hastane köşelerinde ölümü
Deneme, İnceleme
Batılının Ölüm Karşısında TavırlarıPhilippe Ariès · Gece Kitaplığı · 199123 okunma
Böyle kitaplar gereklidir
Puan vermedi·112 syf.··
2025 91. kitabı
Slogan ile başlamayı önemli buluyorum bu kitap özelinde " Böyle kitaplar gereklidir! " Richard Lewontin, Amerikalı bir zoologtur; bu kitap ise Massey Konferansları kapsamında yaptığı konuşmaların kitaplaştırılmasıdır. Eser boyunca Lewontin'in hayattaki konumuna/ duruşuna dair pek çok tahmin yapmak mevcuttur; ama ben bunu kenara koyup kitapta ne yazıyor diye kendime kadar bir özet yapayım. Lewontin'in iddiası şudur: Dünya düzeni ( kapitaller, güçlüler, siyasiler, kökleşmiş fikirler) bilimi de diğer şeyler gibi kendi çıkarlarına göre eğer, büker ve şekillendirir. Bu kapsamda bilim (özellikle biyoloji) ile şu formüle edilmiştir : DNA --> Birey --> Bireysel Kültür --> Toplum dolayısıyla daha kısa bir şekilde tarif etmek gerekirse; DNA --> Toplum denklemi oluşur. Lewontin ise bilimsel kanıtları ile bu denklemlere karşı çıkar. Eserde bulunan 5 ayrı makale ile bu tezleri çürütmeye çalışır. İkinci makalesinde Genlerin (yani DNA) bilimsel bir örneklem olarak insanın nasıl'ına dair çok az şeyi anlattığını ortaya koyar. Çevrenin etkisinin de olduğunu kabul etmesine rağmen bunun da formüle edilememesi en büyük dayanağıdır. Üçüncü makale ise biyolojik determinizme karşı çıkışdır. Biyojik determinizm bir formül ortaya koymaya çalışır. Bu genetik bilgiye sahip ve bu çevresel şartlardaki bir birey şu konuma gelecektir. Dolayısıyla bu şunu söylemenin bir başka yöntemidir aslında. Zenciler şöyledir, bu kavimler böyledir, bu toplum suç ile iç içedir gibi... Lewontin bunları da tamamen reddeder; en azından bizi şunu söyleyecek kadar ikna edebilir. Bu biyolojik determinizm yani neden-sonuç ilişkileri olsa da insan için formüle edilmesi mümkün değildir. Yukarıdaki paragrafta konuyu fenotipler üzerinden tartışan Lewontin, sonraki makalesinde ise bunu sosyobiyoloji kavramı açısından
Biyoloji
İdeoloji Olarak BiyolojiR. C. Lewontin · Kolektif Kitap · 2015265 okunma
Kişisel Notlar
Puan vermedi·7504 syf.··
2025 90. kitabı
Ebü'l Kasım Mahmud b. Ömer b. Ahmed el-Harizmi ez-Zemahşeri (miladi 1075-1144) yılları arasında yaşamış bir müfessirdir. Doğduğu Harezmi bölgesinin çoğunlukla Türklerden oluşmasından dolayı kendisi Türk sayılmaktadır; ama İranlı olduğunu da ifade eden kaynaklarda mevcuttur. İşin aslı hiçte önemli değildir. Ama elimizdeki tefsirin el yazmasından transkripte edilmesinde ve çevirisinde Türkiye Cumhuriyeti hamilik yaptığı için birinci cilde başlamadan önceki kısımlarda bunlara az da olsa yer verilmiştir. Zemahşeri'nin bu tefsirinde göze çarpan en önemli özelliklerinden biri kendisinin Arapça diline olan hakimiyetidir. Hatta mesele üzerinde kalem oynatanlar, müfessir için "Araplara, Arapça öğretebilecek kadar bu alanda söz sahibidir" demektedirler. Bu özelliğinden dolayı tefsirindeki en öncelikli konulardan birisi farklı kıraatlardan kaynaklı olan anlam farklılıkları arasında doğruya ulaşmak için meşhur ve şaz ayrımını yapmak ve dil bilgisine aykırı olan kullanımların elenmesidir. Burası Arapça diline vukufiyeti olmayan benim gibi bir fakirin söz söyleyeceği bir alan değildir. Dolayısıyla bu konulardaki tefsir kısımlarını yer yer hızlı bir göz gezdirmek ile geçtim.Keşşaf tefsiri tam anlamıyla bir dirayet tefsiridir. Bu akılcı ve yoruma dayalı tefsirin, Zemahşeri için de yorumun çıkış noktası da yukarıda bahsi geçtiği gibi Arapça dili ve kurallarıdır. Zemahşeri de kendisini bir Mutezile olarak görür; bunu da "İlimlerin en üstünü ehl-i adalet ve tevhid'in (mutezile) geliştirdiği Kelam ilmidir" açıklamasından anlayabiliriz. Lakin modern dönemin bizi getirdiği kadar sapkın kutuplaşma olmadığı için pek çok rivayet ile ayet-i kerimelerin sebebi nüzulünü da önemseyerek bunları tespit etmeye çalışmıştır. Bir tefsir okuyucusu için derli toplu bir inceleme yazmaya kalkmak
Keşşâf Tefsiri (6 Cilt Takım)Zemahşeri · Türkiye Yazma Eserler Kurumu Yayınları · 202316 okunma