Byung-Chul Han, Güney Kore'de doğmuş, Almanya'da felsefe eğitimi almış kültür üzerine yoğunlaşarak eserler veren bir kuramcıdır.
Açık konuşmak gerekirse, bu eser oldukça sloganik ve okuyanı ne okuduğuyla alakalı gaza getirmeye çok uygun bir tarzda inşaa edilmiştir. (Burada tamamen kitabın yazılışındaki yola çıkışı tarif etmeye çalışıyorum; kitabın ne demek istediğinden bağımsız olarak.) Bunun sonucunda da ortaya çıkan eser şunu vaad etmektedir: Benden herhangi bir cümleyi cımbızlanıp bir yerde paylaştığında oldukça "like" alırsın! Hatta kitap bu noktada insanı şevklendiriyor, gaza getiriyor ve tahrik ediyor.
Peki, kalabalıklarla da iletişime geçme kudretine sahip Byung-Chul Han'ın gerçek etki alanının çapı neden bu kadar küçük gözüküyor bu afsunlaşmış dünyaya karşı; birileri de bunu düşünmeli sanırım. Tabi burada afsunlanmak yerine uyuşturulmuş diyeceğiz usule uygun olarak.
Kitabın muhtevasına gelecek olur isek, aslında Han bir neo-liberalizm eleştirisi yapıyor. Peki, bu eser özelinde temel eleştiri noktası nedir? "Acıya karşı uygulanan anestezidir.". Han bu konudaki alegorisini kurarken çok güzel kelime seçimi yapıyor. Palyatif tıp kavramından, palyatif'i tek bırakıyor ve bunu toplum için kullanmaya başlıyor. Palyatif tıp zahiren ölüme çok yaklaşmış insanların acılarını olabildiğince azaltmak adına anestezi ve ağrı kesiciler ile sakinleştirilip, duyarsızlaştırılıp hayatlarını mutluluk üzerine sonlandırmalarını sağlamaya çalışmaktır.
Han diyor ki; buna benzer bir yaklaşım artık toplum ve bireylerin üzerinde de vardır. Hatta insan organizasyonunun her bir noktasında da bu geçerlidir. İlk örneği siyasettir mesela; siyaset hiç bir zaman için gerçek bir çözüm için acı ilacı içmeyi istemez artık; bunun yerine risksiz, hiç bir şey söylemeyen ortada bir yolu tercih