Birkan Girgin

Birkan Girgin
@BirkanGirgin
Moleküler Biyolog
Yüksek Lisans
İstanbul
İstanbul, 10 Ocak 1993
337 okur puanı
Aralık 2021 tarihinde katıldı

Birkan Girgin

, bir kitap okudu
Puan vermedi·128 syf.··
2025 96. kitabı
Şiro Hamao
7.4/10 · 9,8bin okunma
Reklam
Doğu Başkadır
Puan vermedi·472 syf.··
2025 95. kitabı
Edward Said (1935- 2003), Filistinli Hristiyan bir baba ile Lübnanlı Hristiyan bir annenin Filistin'de doğmuş çocuklarıdır. 1950'lerden sonra Amerika'ya göçmüş ve Amerikan vatandaşlığına geçmiştir. Kendisi özellikle oryantilizm üzerine karşılaştırmalı edebiyat alanında uzmanlaşmış bir akademisyendir. Yukarıda aktardığım oldukça kısa olan biyografisi aslında bu kitabı yazmasına zemin hazırlayan her şeyi ortaya döküyor iddiasında bulunabiliriz. Said'in hipotezi "Batılı"nın "Doğu"ya oryantalist bir bakış açısı ile baktığıdır. Bu durum da "Doğu"yu "Doğu" olmaktan çıkarıp siyasi amaçlarla başka bir hale sokmuştur. Edward Said kendi misyonunu da şöyle tarif ediyor; benim hayatım "Batı"lı'ya "Doğu"ya ulaşması konusunda bir köprü görevi görmeye en uygun hayatttır. Bu motivasyon ile "oryantalist"in yanlışını ortaya koyar, "Doğu"nun hangi amaçlarla nasıl aktarıldığını anlatmaya çalışır. Gerçi bu eser özelinde yanlışları tek tek düzeltmekten çok eleştiriyi hak eden kısımlara sadece sitemini beyan edip; bunları da gerekçelendirmeler ile yetinmiştir. Çalışmasının sonunda ise daha elem verici bir noktaya temas eder ve gerçekten çok haklıdır. Artık "Batı"lının "Doğu"yu oryantalistten tanıması gibi "Doğu"lu da "Doğu"lu bir oryantalistten tanıma gayretindedir. Subhanallah! Kitap daha çok akademik bir ekosisteme uygun olarak hazırlandığı için hipotezlerin kanıtlanması için kullanılan ve tekrar tekrar değinilen örneklerin okumayı biraz zor hale getirdiğini kabul etmek lazım. Sadece aklımda kalan belli başlı örnekleri zapt etmeyi uygun görürüm: - Oryantalist literatür sürekli olarak bazı erken dönem oryantalist kitaplarını kaynak göstererek ilerlemiştir. Bu şu anlamlara gelmektedir: Yeterli saha çalışması yapılmıyor, yeterli dil bilgisine sahip olmayan yazarlar (Kinglake) var,
İnceleme
Oryantalizm (Doğubilim)Edward Said · İrfan Yayıncılık · 1998285 okunma
Siyasi Birlik Öncesi
Puan vermedi·112 syf.··
2025 94. kitabı
Theodor Herzl (1860-1904), Yahudilere ait bir devletinin kurulması için gerekli fikri zeminin hazırlanmasındaki kronolojik olarak en sonda gelen isimlerden biridir. Bu tarihi gerçeklik ışığında dünya üzerindeki Yahudiler öyle ya da böyle bir siyasi birlik oluşturduklarına inandıkları bir devlet kurmuşlardır, Herzl'in ölümünden yaklaşık 50 yıl sonra. Benim bu kitabı okumamdaki temel çıkış aslında bu "terör devletinin kurucuları"nda da bir terör politikası görüp göremeyeceğimi kontrol etmekti. Açık konuşmak gerekirse matbu eser üzerinde buna dair direkt kanıtlar mevcut değil. He beyanı asıl almayacak olursak, çeşitli teviller ile terör politikalarının bu risalede mevcut olduğunu iddia edebiliriz. Ama bence öyle değil... Eserin usule uygun olarak muhtevasından bahsetmek gerekirse Herzl şunları aktarıyor. O dönemde dünya üzerindeki Yahudiler vatansız kaldıkları için çeşitli yerlere dağılmışlardır. Bulundukları yerlerde ya ikinci sınıf vatandaş olarak zorluklar içinde yaşıyorlardır ya da antisemitizm altında şiddete uğruyorlardır. Bu sorunların çözümü için Herzl dünya üzerindeki Yahudilerin bir devlet kurmaları gerektiğine inanmaktadır. Bu kapsamda da Herzl'e göre yapılması gerekenler bir toprak parçası bulmak ( o dönemdeki tartışmalar sırasında Arjantin ve Filistin var. II. Abdulhamid Han (Allah ona rahmet etsin), Filistin de bir Yahudi yerleşkesi oluşmasındaki en başat engel olmuştur), bir Yahudi derneği ve Yahudi şirketi kurmaktır. Bunlar Yahudilerin o toprak parçasına güvenli bir şekilde göçünü, oradaki imarı ve sosyal hayatı düzenleyecektir. Sonrasında ise "dünyaya barış ve mutluluk getirmek"... Hemen hemen her konuda bir plan tarifi de yapmış Herzl; burada detaylandırmaya gerek yok. Ama çıkış noktası çalışkan olmak ve paranın kontrolüne sahip olmak... Sanırım bir
Tarih ve Siyaset
Yahudi DevletiTheodor Herzl · Ataç Yayınları · 2018876 okunma
Gelme Ey Sürur
Puan vermedi·80 syf.··
2025 93. kitabı
Byung-Chul Han, Güney Kore'de doğmuş, Almanya'da felsefe eğitimi almış kültür üzerine yoğunlaşarak eserler veren bir kuramcıdır. Açık konuşmak gerekirse, bu eser oldukça sloganik ve okuyanı ne okuduğuyla alakalı gaza getirmeye çok uygun bir tarzda inşaa edilmiştir. (Burada tamamen kitabın yazılışındaki yola çıkışı tarif etmeye çalışıyorum; kitabın ne demek istediğinden bağımsız olarak.) Bunun sonucunda da ortaya çıkan eser şunu vaad etmektedir: Benden herhangi bir cümleyi cımbızlanıp bir yerde paylaştığında oldukça "like" alırsın! Hatta kitap bu noktada insanı şevklendiriyor, gaza getiriyor ve tahrik ediyor. Peki, kalabalıklarla da iletişime geçme kudretine sahip Byung-Chul Han'ın gerçek etki alanının çapı neden bu kadar küçük gözüküyor bu afsunlaşmış dünyaya karşı; birileri de bunu düşünmeli sanırım. Tabi burada afsunlanmak yerine uyuşturulmuş diyeceğiz usule uygun olarak. Kitabın muhtevasına gelecek olur isek, aslında Han bir neo-liberalizm eleştirisi yapıyor. Peki, bu eser özelinde temel eleştiri noktası nedir? "Acıya karşı uygulanan anestezidir.". Han bu konudaki alegorisini kurarken çok güzel kelime seçimi yapıyor. Palyatif tıp kavramından, palyatif'i tek bırakıyor ve bunu toplum için kullanmaya başlıyor. Palyatif tıp zahiren ölüme çok yaklaşmış insanların acılarını olabildiğince azaltmak adına anestezi ve ağrı kesiciler ile sakinleştirilip, duyarsızlaştırılıp hayatlarını mutluluk üzerine sonlandırmalarını sağlamaya çalışmaktır. Han diyor ki; buna benzer bir yaklaşım artık toplum ve bireylerin üzerinde de vardır. Hatta insan organizasyonunun her bir noktasında da bu geçerlidir. İlk örneği siyasettir mesela; siyaset hiç bir zaman için gerçek bir çözüm için acı ilacı içmeyi istemez artık; bunun yerine risksiz, hiç bir şey söylemeyen ortada bir yolu tercih
Felsefe
Palyatif ToplumByung-Chul Han · Metis Yayınları · 20244,358 okunma