Birkan Girgin

Birkan Girgin
@BirkanGirgin
Moleküler Biyolog
Yüksek Lisans
İstanbul
İstanbul, 10 Ocak 1993
336 okur puanı
Aralık 2021 tarihinde katıldı
Yalıncak
Puan vermedi·256 syf.··
2026 20. kitabı
Türkiye siyaseti ile alakalı kitap okuduğumda en azından kadrajın bir on yıl öncesini göstermesini arzularım. Çünkü ister istemez insan-olmaklığımla alakalı olarak yazılanlara yüzde yüz olarak objektif bakmam mümkün olmuyor, bu gerekli süre geçmezse. En azından biraz zaman aşımı olduğunda kalp ritminden bağımsız olarak düşünebiliyorum neler olduğunu. Lakin bu kitapta istemsiz bir şekilde bu prensibi çiğnemiş oldum. Kitap Süleyman Soylu üzerine yoğunlaşmış ve onun etrafındaki olaylar silsilesini aktarıyor. Kitabın muhtevasındaki bu olaylar 2023 yılına kadar devam ediyor. Burada tek tek nelerden bahsettiği üzerine bir şeyler yazmayacağım; ama bazı genellemeleri maddeler halinde sıralayabilirim sanırım. Bazı yerlerde kesinlikle kitabın muradının da dışına çıkacağım. - Türkiye siyasetine dair okuduğum bu tarz kitapların hemen hemen hepsinde aynı noktaya varıyorum. Devlet organizsayonu bir güç ve para devşirme alanı oluşturmaktadır. Herkes daha fazla parsa toplama çabasındadır, alabildiğine hukuksuz yöntemleri de kullanarak. Kitabın yazarlarından bağımsız olarak ben hedefi bir kişiye ya da partiye değil; yozlaşmış bütün bir sisteme doğrultuyorum. - Siyasi yakınlık insanların aradığı, peşinde olduğu bir şeydir. Falanca biriyle fotoğraf çektirmek; benim için oldukça önemsiz gibi duran bir iş iken kişiler buradan sosyal hayatlarında ticari, hiyerarşik statüler kazanıyorlarmış. Hatta bu siyasi yakınlıklar ya da sadece fotoğraflardaki yakınlıklar bile diyebiliriz; insanlarda bir güç zehirlenmesine yol açıyor ve her şeyi yapabiliriz algısını oluşturuyor. Şimdilerde telefon rehberimde bir abi var; sürekli eski siyasilerle fotoğrafını paylaşıyor. Bakalım sonu ne olacak... -Bu kitabın yazarları sürekli çeşitli yapılardaki "klik"lerden bahsediyorlar; hatta youtube ya da
SSBarış Terkoğlu · Kırmızı Kedi Yayınevi · 2023590 okunma
Reklam

Birkan Girgin

, bir kitap okudu
Puan vermedi·256 syf.··
2026 20. kitabı
Barış Terkoğlu
9.2/10 · 590 okunma
Taşları Yerinden Oynatmak
Puan vermedi·165 syf.··
2026 19. kitabı
Etrafım İsmet Özet severler ile çevrili olduğu için zülf-ü yare dokunmaktan hep endişe ediyorum; düşündüğüm, konuştuğum, yazdığım her şeyde üstümden atamadığım bir otosansür ağırlığı var. İstemsiz bir şekilde yukarıdaki hali tarif etme çalışmam; aslında bu kitabın benim açımdan incelemesi olacaktır. İsmet Özel iddia eder ki; kendisi herkesi ilgilendiren sorunları olabildiğince anlaşılmak arzusuyla kaleme alır. Ama kendisinin berrak olduğunu iddia ettiği çözümler anlaşılmaz ve yetersizdir (konu benim kabiliyetim ve kapasitemden kaynaklı olabilir; aksi gösterildiğinde kabul etmeye her zaman hazırımdır). Eğer birisi derse ki; İsmet Özel'in sağladığı taşları yerinden oynatmaktır ve bu vazifeyi gerçekleştirmiştir. Bu benim için anlaşılabilir olacaktır. En azından ilk cümlede ifade ettiğim gibi etrafımdaki İsmet Özel severler güzel, farklı ve iyi insanlardır. İsmet Özel'in bu kitapta en çok üzerine titrediği konu şu gibi duruyor: "Neyi kaybettiğini hatırla". Farkındayım, kitabın adını tırnak işaretleri içinde yazınca bir şey demiş olmuyorum. Biraz açmaya çalışalım. İsmet Özel, Müslümanlar (kendisi burada cümleye "insanlar" olarak başlamam gerektiğini iddia edebilir) maalesef kayıptadılar ve hatta neyi kaybettiklerinin farkında olmadıkları içinde hüsrandadırlar ve hüsranda olmaları devam edecektir. Eğer kaybettikleri şeyi tarif edebilseler, eksikleri tamamlamak için bir çaba gösterebileceklerdir. Çok çiğ bir örnek olarak, Müslümanlar ezan'ı kaybettiklerini biliyorlardı, mücadele ettiler ve geri kazandılar. Ama Müslüman bir fert olma bilincini kaybettiler, uyutuldular, herhangi bir şey yapmıyorlar. Peki, diyelim ki üç-beş kişi bulundu. Kaybımızı anımsadık ve bir şeyler yapmamız lazım. Ne yapalım? El-cevap sistemin dışına çıkın ve sistemi inkar edin. Nasıl? El-cevap, pratik
Neyi Kaybettiğini Hatırlaİsmet Özel · İklim Yayınları · 19951,240 okunma
Mütevatir Hadisler Hakkında İnceleme
Puan vermedi·192 syf.··
2026 18. kitabı
İmam Suyuti (ra), bu eserinde mütevatir hadisleri derlemiştir. Kitap Mehmet Emin Akın'ın (Allah (cc) kendisinden razı olsun) mütevatir hadislerin ne olduğu açıklayan kıymetli bir yazısı ile başlamaktadır. Mütevatir hadisler'in bence en kolay anlaşılabilir tanımını burada aktaralım: "Yalan üzere birleşmesi aklen mümkün olmayan bir grup sika ravinin aktardığı haberler" mütevatir hadisleri oluşturmaktadır. Muhtelif alimler bu konuda bazı sayı kriterleri ya da farklı yaklaşımlar ortaya koymaya çalışmışlardır (Allah hepsinden razı olsun); lakin burada mutabık olunan bir kriter net bir şekilde ortaya konulamamışlar. Bu ilmi tartışmaların sonucunda şöyle bir noktaya varılmıştır. Lafzi olarak mütevatir hadisler çok sınırlı olsa da; mana olarak mütevatir olan hadisi şerifler çokçadır. Ayrıca mütevatir hadisler eğer nesh eden bir durum yoksa amel etme gerekliliği açıktır. Hatta alimlerin çoğu için inkarın da ya amel edilmemesinde ciddi bir vebal vardır. Kitapta geçen bazı hadis-i şerifler Hadis 8 ... Allah'ın Resûlü (sav); "Kıyamet saati kendisine sorulan, sorandan daha iyi bunu bilemez ki" dedi. "Peki, (öyleyse) bana alâmetlerinden haber ver" dedi "Kadının hizmetciliğini yapacağı ve kendisine efendilik taslayacak olan kızını doğurması, yalın ayak, üstü başı çıplak, aç koyun çobanlarının yüksek yüksek binalar yapmalarını görmen" dedi. (Ömer); "Sonra bu adam yanımızdan ayrıldı gitti. Allah Resûlü (sav) bir süre sonra, bana; "Ey Ömer, soru soran -bu adamın- kim olduğunu biliyormusun?" dedi. "Allah ve Resûlü daha iyi bilir" dedim. "O Cibril idi size dininizi öğretmek için geldi." dedi.>>> Hadis 14 Ebu Said el-Hudri'den (ra) gelen bir rivayette Allah'ın Resûlü (sav) şöyle söyledi: "Abdest alırken Allah'ın adını zikretmeyenin abdesti yoktur. Hadis 16 Abdullah b. Amr'den (ra): O
Mütevatir Hadislerİmam Suyuti · Misak Dergisi Yayınları · 199248 okunma