Müncer olur mu ya Rab bir subh-i inbisâta
Vahdet-gehimde böyle mahzûn geçen leyâlim
[Ya Rabbi bu hücremde geçirdiğim hüzünlü geceler,gün olur da ferah bir sabaha dönüşür mü?]
Recâîzâde Mahmûd Ekrem
Bakışları uzaklara dalmıştı,yüzünü.dupduru yanık tenini seyretmem için profilini dönmüştü.Yumuşaklık sözü bir teme bürünse,bu onun teni olurdu.Yanaklarım terden nemlenmiş,ellerim buz kesmişti.Mutluluk şakaklarımı dövüyordu.Tanrım,ilk Doğu imgem ne güzeldi böyle!Sadece çöl şairlerinin türküsünü yakabileceği türden bir dilber:Onu görseler,yüzü güneş,saçları kuytu gölgeler,gözleri serin su pınarları,bedeni ince,uzun bir hurma ağacı,gülümseyişi bir serap,derlerdi.