Bab: Kapı
Esrar: Sır
Kelime anlamı ise "Maneviyata Açılan Sır Kapısı"
Aslında Ahmet Ümit'in Kavim kitabını okumayı denemiştim, fakat okuyamayıp yarım bırakmıştım. Bab-ı Esrar'ı okumam da bir tesadüf diyeceğim ama bu hayatta hiçbir şey tesadüf eseri karşımıza çıkmıyor.
Aylardır kitaplığımda bekleyen kitap bir anda beni oku dercesine gün yüzüne çıktı. İlk başta başka kitap okuyacakken, kitabın burada kayıtlı olmaması nedeniyle başladım Bab-ı Esrar'a.
Hayatımda iyi ki okumuşum diyeceğim kitaplar arasında sanırım 1 numaraya yerleşti. Maneviyatı, Mevlana'yı, Şems-i Tebrizi'yi o kadar güzel anlatıyor ki insanın tüyleri diken diken oluyor.
Gerçek aşkın aslında dünyevi duygularla ya da nesnelerle değil de hakikatle olacağını, hakikatin de Allah'ı kendi içimizde aramak ve bulmak olduğunu anlatıyor.
Ben kitaba polisiye bir roman gibi değil de yaşanmış bir hikaye gibi baktım. Mevlana'yı, Şems-i Tebrizi'yi ve aralarındaki aşkı, hakikate giden yolda birbirlerine yoldaş olduklarını, Şems-i Tebrizi'nin Mevlana'ya hak yolunda gerçekleri ve hakikati gösterdiğini mükemmel bir şekilde anlatmış Ahmet Ümit.
Dünyevi baktığımız her şey gelip geçiciyken ve biz de bu hakikati bilmemize rağmen -ki onu dünya zevklerine dalarak geriye itmiş olup- neden Allah'ı aramak yerine dünyevi aşkla yetiniyoruz ki?
Bu kitap bana sormam, sorgulamam için bir fırsat oldu belki de, Şems-i Tebrizi'yi şu sözlerle tanımıştım: 'Hakk'ın karşına çıkardığı değişimlere direnmek yerine, teslim ol. Bırak hayat sana rağmen değil, seninle beraber aksın. "Düzenim bozulur, hayatımın altı üstüne gelir" diye endişe etme. Nereden biliyorsun hayatın altının üstünden daha iyi olmayacağını?'
Bir gün kabirlerini ziyaret etmeyi de nasip eder inşallah Rabbım.
Neyse çok fazla uzatmayım, polisiye seviyorsanız okumanız gereken