“İçimde bir çocuk,
yalın ayak koşuyor yaşlılığa doğru,
binlerce kez yenilmiş umut ölülerini çiğneyerek.
Sahi yaşlılık, derin bir iç çekiş,
yanılmış bir çocukluk olmasın Ömür hanım?..”
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kitapla ilgili (yazarından kaynaklı) zorlama övgülere ve aşırıya kaçan gereksiz yergilere aldırmayın arkadaşlar.
Değişik, benim kategorilendiremediğim, birileri tarafından ‘özel bir vaka’ diye adlandırılan ama bence ‘özel’ sıfatını haketmeyen bir roman..
Başlarda ‘ne saçmalıyor bu’ dedim, itiraf ediyorum. Fakat, ilerledikçe yazarın ilginç şeyler peşinde olduğunu ‘ummaya’ başlıyorsunuz.
Sık sık zaman büzülüyor, olaylar karakterin zihninde mi oluyor, kitapta mı geçiyor, öldürdüğü Osman kim, kitabı kim yazmış gibi onlarca soru işaretiyle bitiyor kitap.. Ve bence sadece bu durum kitabı ‘tuhaf’laştırıyor..
Amaçsız, tuhaf bir roman. (Açık söylüyorum bu kitabı yeniyetme bir romancı yazsaydı yerden yere vurulurdu). Neyse, nötr bir ruh haliyle bitirdim buna seviniyorum:)