Yine bir İskender Pala klasiği, Katre-i Matem, Lale çiçeğinin o muhteşem öyküsü, romanın sürükleyiciliği, vbir çırpıda bitirebileceğiniz, sizi o dönemin sokaklarında gezdiren güzel bir kitap. okuyunuz okutunuz efendim
İskender Pala muhteşem bir kalem bu tartışılmaz kitaplarında da bunu çok iyi farkediyorsunuz, ama belirtmek isterim ki burada biraz Yavuz sevgisi ağır bastığından daha Yavuzu öven bir kitap değil desek yalan söylememiş olurum. Bazı kıssaların tarih dışı olduğu kaçınılmaz bir gerçek aslında tarihi incelersek Şah İsmail’in eşinin hiçte Yavuz Sultan ile böylesi bir gönül bağı olmadığını ne Osmanlı arşivlerinde nede başka bir kaynakta göremedim, ne yazık ki bir mezhep kavgasının Yavuz kanadı olan yazarın Şah tarafını kötü göstermesi üzücü, ki Yavuzunda böyle çok vicdanlı, insanlara insancıl bir davranışta bulunan hükümdar olmadığını Osmanlı kaynaklarında da görmekteyiz. Nitekim puan kırmamın sebebi olaya tamamen taraflı yaklaşmasındandır.
İslam’ın yozlaştığı o günlerde Elif gibi dimdik duran başka bir sahabe, Ebuzer, saygıyı sonuna kadar hakeden okudukça işte gerçek Müslüman dediğimiz kişiliğim ta kendisi, ve bunu ilmek ilmek dokuyan Ali Şeriati. Bu acılı günlerde İslamiyetin bu kadar yozlaştığını hisseden herkesin okuması ve bu düşüncede ilerleyen insanlarında olduğunun düşünmesini sağlayan bu kitaba başka ne denir ki. Okuyun, okutturun efendim
Hayran kalınan bir hayatın, hayran kalınan bir açıklaması gibi, gözler önüne serilen Aşk, teslimiyet. Bence mükemmel ötesi bir kitap..
Sinan bey klasik vurgulayıcısını çok güzel bir şekilde yüreklerimize dokunduruyor