Umberto Arte’nin ikinci kitabıyla yine kendimizi harikulade sanat eserlerinin içinde buluyoruz.
Bu kez bizim için seçtiği altı ayrı ressamın en ünlü ve en önemli eserlerini tüm detaylarıyla inceleyip bize anlatıyor Umberto Arte.
İlk kitaptan farklı olarak resimlerin kimi zaman tüm iki sayfaya basılması sebebiyle dalıp gittiğim sayfalar oldu.
Beni en çok etkileyen ressam ‘Işığın Ustası’ Johannes Vermeer oldu. Tıpkı Anton Çehov’un “Sahnede bir silah varsa, o silah patlar.” sözü gibi, Vermeer’in de eserlerinde en küçük detayların bile bir anlamı, sembolize ettiği bir şey olması sanat eserlerine bakışımı değiştirdi.
Sıra üçüncü kitapta!
Yine de insanların gözlerini çizmek daha çok hoşuma gidiyor, çünkü insan gözlerinde kiliselerde olmayan bir şey var; kiliseler görkemli olup bizi etkiliyorlarsa da, bir insanın ruhu, baldırı çıplak birinin, bir - sokak kızının da olsa, daha ilginçtir benim gözümde.