Kötülük bir hiçten öte bir şey değil, iyiliyin gururunu taşıyalım, her şeyden önce de umudumuzu yitirmeyelim. Anne, kız kardeş, kız ya da eş olmayan kadını hor görmeyelim. Saygıyı aileye, hoşgörüyü bencilliye indirgemeyelim. Bir tek günahkarın pişmanlığı gök yüzüne hiç bir zaman günah işlememiş yüz dürüst kişiden daha çok sevinç verdiğine göre, gökyüzünü sevindirmeye çalışalım. Fazlasıyla alabiliriz bunun karşılığını. Yeryüzü sevinçlerinin yerle bir etdiği, ama tanrısal umudun belki de kurtaracağı yaratıklara, bağışlayışımızın sadakalarını bırakalım yolumuzun üstünde; yaşlı kadınların bir ilaç salık verirken söyledikleri gibi, yararı olmasa da zarar vermez.
Ben bir ilkeye inanıyorum yalnız, bu ilke de şu: iyiliği eğitim yoluyla öğrenmemiş bir kadının önünde, iyiliğe giden iki yol açar Tanrı; hemen her zaman böyledir: Biri acı, biri de aşktır bu yolların. Çetin yollardır bunlar; bu yollara giren kadınlar ayaklarını kanatırlar, ellerini parçalarlar, ama yolun dikenlerine günahın süslü giyimlerini de bırakırlar aynı zamanda, Tanrı önünde yüz kızartmayan çıplaklıkla erişirler amaca.