Gelmiş geçmiş en iyi günlerdi, gelmiş geçmiş en kötü günlerdi; hem bilgelik çağıydı hem ahmaklık; hem inancın devriydi hem şüpheciliğin; hem aydınlık hem karanlık bir mevsimdi; umudunun baharı, umutsuzluğun kışıydı;hem her şeyimiz vardı hem hiçbir şeyimiz yoktu; hepimiz ya doğruca Cennete gidecektik ya da tam aksi istikamete özetle; şuan içinde bulunduğumuz döneme öyle benzer bir dönemdi ki dönemin,sesi en çok çıkan otoriteleri bu günler hakkında olumlu ya da olumsuz anlamda ancak ve ancak "en" sözcüğü kullanılarak konuşulabileceğini iddia ediyorlardı.
Şiddetle başlayan hazlar şiddetle son bulurlar. Ölümleri olur zaferleri, öpüşürken yok olan ateş ve barut gibi.
En tatlı bal bile tadıldıkça bıkkınlık verir, aynı tat isteği iştahı köreltir. Onun için ölçülü sev ki uzun sürsün sevgin. Hedefe hızlı giden yavaş kadar geç varır.