Ait olduğu yeri bulamamıştı çünkü. Kendini bulduğu her yere uyum sağlamış, işte ve eğlencede iyi olması sebebiyle, hakları için savaşma ve karşısındakinde saygı uyandırma isteği ve yeteneği sayesinde her zaman ve her yerde sevilen biri olmuştu. Ama hiçbir yere kök salamamıştı. Etraftakileri memnun edecek kadar uyum sağlamış ama kendisi tatmin olamamıştı. Her zaman bir huzursuzluk hissiyle altüst olmuş, daima ötelerden gelen bir çağrıyı duymuş, kitapları, sanatı ve aşkı bulduğu ana kadar hep dolaşmış ve aramıştı.
Yalnızca bir günah vardır, tek bir günah. O da hırsızlıktır. Onun dışındaki bütün günahlar hırsızlığın bir çeşitlemesidir.
Bir insanı öldürdüğün zaman bir yaşamı çalmış olursun, karısının elinden bir kocayı, çocuklarından bir babayı almış olursun. Yalan söylediğinde birinin gerçeğe ulaşma hakkını çalarsın. Hile yaptığın, birini aldattığın zaman zaman doğruluğu haklılığı çalmış olursun.
İkinci bir hayatım olsaydı, kendime şöyle derdim:
Sevdiğin kişinin sözlerine değil, cesaretine bak.
Seni gerçekten seven; yanında durmaktan korkmayan, seni sahiplenmekten çekinmeyen, adım atmaktan kaçmayan insandır. Sevgi saklanmaz, ertelenmez, yarım bırakılmaz.
Seni gerçekten seven biri;
sen yorulduğunda yükünü alır,
korktuğunda elini tutar,
kararsız kaldığında net olur.
Bahane üretmez. Belirsizlik yaratmaz. Seni “acaba”larda bırakmaz.
Korkak bir kalp sevgiyi taşıyamaz.
Cesareti olmayan biri, duygularını da koruyamaz.
Ve sen, yarım sevgilere razı olacak biri değilsin.
İkinci bir hayatım olsaydı, kendime şunu da söylerdim:
Sevdiğin insan, sensiz yaşamayı düşünemeyecek kadar seni hayatının merkezine koymalı. Çünkü sevgi; ihtimal değil, kararlılıktır. His değil sadece, aynı zamanda duruştur.
Ama aslında ikinci bir hayat yok.
Bu hayat var.
Ve bugün var.
Bu yüzden bugünden itibaren;
Seni gerçekten seveni seçeceksin.
Adım atabileni, mücadele edebilenini, yanında dimdik durabileni…
Seni kaybetme ihtimalinden korkan ama seni sevmekten korkmayan birini.
Kaybolmuş bir insanın, kendisini ancak bir başkasında bulabileceğine bütün kalbimle inandım. Mühim olan o insanı bulabilmek. Aynı kederi paylaştığınız o ruhla karşılaştığınızda, tanıdık bir şeyleri görmek umudunuzu diriltir. Bir mucize kadar hayret verici bir karşılaşma; ortak kederli ruhların birbirini bulması