Poe’s Raven

1/10
·72 syf.··
2021 30. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 24 Ağustos 2021 21:49
Okuduğum 2. Cibran kitabı ve ben hala “Mutlaka Cibran okunmalı” cümlesini haklı çıkaran tek bir noktaya rastlamadım. Aşırı sıkıcı, hiçbir şey vermeyen, beklentiyi karşılamayan bir kitap oldu benim için yine. Kısa kısa anlatımlar sanki “yazayım da yazmış olayım” mantığı taşıyor. Hiçbir mesaj, ya da duygu alamadım ben bu kitaptan. Modern Klasikler serisine girmiş olması da beni epey şaşırttı açıkçası. Tuhaf.. Zevkler ne göreceli.
Düşünce
GezginHalil Cibran · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202514,1bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
9/10
·56 syf.··
Beğendi
·
2021 4. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 07 Ocak 2021 23:17
Homofobi nedir? Homofobi, eşcinsellere veya eşcinselliğe karşı duyulan nefret, önyargı, hoşnutsuzluk veya ayrımcılıktır. Geniş manası ile diğer cinsel yönelimlere sahip olan LGBT kişileri de içerir. Sıfat olarak, homofobik şeklinde kullanılır. Cinsiyetçilik (seksizm) nedir? Cinsiyetçilik, bir cinsiyetin diğerinden üstün olduğunu savunan görüş ve ideolojidir. Cinsel ayrımcılık ise insanların diğer insanlar hakkındaki yargıları, kişisel değerlerden çok cinsiyete dayandığında ortaya çıkan ve kimi zaman nefret içeren çatışmalı durumdur. Bir kitabın incelemesine bu tanımları koyduğum için kendimi kötü hissediyorum ama yine de koyma ihtiyacı hissettim. Geleceğe Dönüş II filminde 2015 yılını uzay çağı olarak gösterip, uçan araçlar olacağından filan bahsedilmiş, ne tatlı. 2021 yılına geldik, ne bir uçan araba ne uçan bir insan ..(fiziksel anlamdan bahsetmiyorum) Neden uçamıyoruz? Avcılar ellerinde tüfekleriyle, uçanın kanadını kırmak için hazır bekliyorlar çünkü. Bu minicik öykü kitabında da bir avcının, kırdığı kanatlardan bahsediliyor. Sonra o avcının kırılan kanatlarından bahsediliyor. Avcıyı da avlayan bir avcı var çünkü ama ne yazık ki avcılar bunun farkına asla varmadan, sadece uçmaya çalışanlara odaklanıyorlar, arkalarında duran avcıları görmüyorlar ya da görmezden geliyorlar. Louis de genç bir yazar, tabii bunu kitabı okurken öğrendim. Daha evvel öğrenseydim, kitaba şans verir miydim? Hayır. İyi ki yaşını öğrenmemiş, iyi ki sırf kapağını sevdiğim bu öykü kitabını almış ve okumuşum. Bir insan incecik bir kitaba kaç hayat sığdırabilir ki? Louis bu kitaba milyon tane hayat sığdırmış, milyon tane! Homofobiden çekenler mi dersin, siyasetten bezenler mi dersin, anne/baba sevgisinden mahrum yetişenler, feci karmaşık, çalkantılı ailelerde büyümüş olanlar mı.. saymakla
Edebiyat
Babamı Kim ÖldürdüÉdouard Louis · Can Yayınları · 20202,990 okunma
9/10
·49 syf.··
Beğendi
·
2021 3. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 03 Ocak 2021 22:53
Şaraba ve Esrara dair, Baudelaire’in şarap ile esrarı mukayese ettiği bir deneme kitabı. Kitapta şarapla ve esrarla ve bunların etkileriyle ilgili bölümleri okuyorsunuz. Aslında düz bakıldığında sizi alıp götürebilecek bir kitap değil, zaten kısacık, minicik bir kitap ama betimlemeler, kullanılan söz sanatları sayesinde o kitap gittikçe küçülüp hemen akıveriyor gözlerden sonra bir anda bir deve dönüşüyor zihinde. Okurken Baudelaire’e hem acıdım, hem saygı duydum, hem üzüldüm.. Bana bir sürü karmaşık duygular hissettirdi, neler yaşamış, neler geçmiş ki başından dedirtti. Hayatı hem çok çılgın hem çok sefil yaşadığını söylercesine önce esrarın etkilerinden bahsedip sonra da esrarı yerden yere vurmuş Baudelaire, muhtemelen esrar kullandığı zamanlardan güzel dersler çıkarıp, kötülüğüne kanaat getirmiş ve sonra şarapla mukayeseye girişmiş. Esrarı yermekten kaçınmazken, şaraba da methiyeler düzmüş, benzetmeler kullanmış. Dediğim gibi zaten kitaptaki söz sanatları alıp kucaklıyor, bir roman, bir öykü okur gibi okuyorsunuz. Benim en sevdiğim bölüm, şarabın insanın boğazından geçerken hissettiklerini ve düşündüklerini anlattığı bölümdü; “Bitkisel bir ölümsüzlük aşı gibi ineceğim göğsünün derinliklerine. Zahmetle kazılmış toprağı bereketlendiren tane olacağım. Mahrem birleşmemizden yaratılacak şiir. ikimiz için bir tanrı yaratacağız; ve kuşlar, kelebekler. Bakire’nin oğulları, parfümler ve kanadı olan her şey gibi biz de sonsuzluğa uçacağız.” Kısacası, şarap için der Baudelaire, esrara bulaşmayın. Ve sarhoş olun, ne ile istiyorsanız onunla ama mutlaka sarhoş olun. Baudelaire’i biraz daha tanımak isteyenler için güzel bir eser. Sel Yayıncılık’a da bu hoş eseri dilimize çok güzel bir çeviri ve muazzam bir kalite ile kazandırdığı için teşekkür etmek istiyorum.
Edebiyat
Şaraba ve Esrara DairCharles Baudelaire · Sel Yayıncılık · 2016642 okunma
8/10
·948 syf.··
Beğendi
·
2020 31. kitabı
Montesquieu’nun bu kitabı, okunduktan sonra oh ne güzel kitapmış diyebileceğimiz bir kitap değil maalesef. Kitap oldukça güzel ve elbette ki bilgilendirici fakat, dili ağır ve yorucu. Kitap 20 yıllım bir emeğin ürünü ve bu yüzden kitabın uzunluğundan ya da bilgilendirici olmasından ziyade, bu bilgiyi aktarabilmek için edinilen tecrübe ve ayırılan zaman sebebiyle takdire şayan. Kitapta üç yönetim şeklinden (cumhuriyet, monarşi ve istibdat -yani baskıcı, zorba ve halkın herhangi bir özgürlüğünün olmadığı tek adam yönetimi-) ve bu yönetim şekillerinin nasıl hayata geçebileceğinden bahsetmiş Montesquieu. Zor bir kitap olmasına rağmen çabucak bitirebildim çünkü ilgi alanlarıma giren konularda bilgiler vardı. (Felsefe, sosyoloji, tarih gibi) Kanunların ruhu üzerine, yönetim şekillerinin nasıl uygulanması gerektiğinden ve nasıl uygulanabileceğinden söz ederken 1700’lü yıllardan günümüze ışık tutuyor. Kitap aslında şimdiki kanunlara birer yazılı tecrübe örneği gibi. Bu tarz konulara merakınız varsa okumanızı tavsiye ederim.
Tarih
Kanunların Ruhu ÜzerineMontesquieu · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2017647 okunma
Puan vermedi·104 syf.··
Beğendi
·
2020 27. kitabı
Sözün Büyücüsü, Anarşist Ruh, Birinci Sınıf Kasap.. Evet, tüm bu gördüğünüz isimler Boris Vian’ın üzerine yapışan ama onu tanımlamakta her zaman yetersiz kalacak ve sadece bize Vian’ı hatırlatacak söz öbekleri.. Kimdir Boris Vian? Boris Vian hicivdir, Boris Vian küstahlık, Boris Vian absürdlük, Boris Vian patafizik.. Her şeyle alay edebilen, her şeyi küstahça yorumlayabilen ve olayları tamamen özelleştiren ve patafiziği bize sunan nadide bir sanatçıdır Boris Vian. Boris Vian’ı anlamak çok zordur, Vian’ı anlamak çok kolay.. Kasaplığın el kitabı, 6 Haziran 1944 (Normandiya Çıkarması) tarihinde, Arromanches’da (Normandiya kıyıları etrafında bir yerleşim bölgesi) Amerikanların, Almanları bitirmek için yaptıkları çıkarma esnasında, At kasabı olan babanın, Alman bir sevgilisi olan kızını evlendirip evlendiremeyeceğiyle ilgili derdiyle başlıyor. Konu ilerledikçe, kitapta bu derdin gelişimi ve sonucuyla karşılaşıyoruz. Ama Vian’ın da dediği gibi, kitaptan çıkarılacak bir ders yok, yine hikayenin nihayetinde savaş kazanıyor. Boris Vian’ın olaylara psodöfelsefik yaklaşımıyla birlikte, onun -ve tabii onu anlayan ya da onun gibi düşünebilen bir çok insanın- ölümle bile alay edebileceğimizi öğreniyoruz. “Ölüm ciddi bir hakikattir, alay konusu olamaz!” cümlelerini duymasam da, hisseder gibi oluyorum. Ölüm ciddi bir hakikat evet, biliyorum(z). Peki hangimiz her an, her dakika ölümün ciddiyetini takınıp onunla yaşıyoruz? Ya da şöyle sorayım, ölüm gibi bir hakikat bize gelmeden önce gördüğümüz tüm ölülerin ardından, hayatı mezarlıktaki gibi yaşamak ister miyiz? Ölüm, alay konusu olabilir mi o zaman? Patafiziğin üstatlarından olan Boris Vian’ın bu kısacık, düşüncelerinizi bir kutuya koyup sallayarak darmadağın ettirecek ve yer değiştirtebilecek kitabı okumanızı tavsiye ederim.. Esen
İnsan ve Toplum
Kasaplığın ElkitabıBoris Vian · 9789757468172 · 200841 okunma