Oysa hayatımızı anlamlı kılan şeylerden biri de mutsuzluk getiren yaşantıları olduğu gibi kabul ederek, onlardan kaçmaya çalışmadan yaşayabilmektir. Sorunların varlığına rağmen hayatımızı anlamlı kıldığını ya da kılacağını düşündüğümüz hedef ve amaçlarımıza ulaşabilmek için yapmamız gerekenleri hayata geçirmeye çalabalamak, kendilik değerimizi artırmanın ve kendimizi iyi hissetmemizin en doğru yoludur.
Sayfa 126 - Psikopterapi mutluluğa açılan bir kapı hiç değildir.·Kitabı okuyor
Bir kaybın
doğurduğu duygular üzerine konuşmak yasın hasarsız atlatılmasına katkıda bulunur. Çünkü ancak konuşarak duygularımızı daha iyi anlar, ancak konuşarak kaybın bizim için ne anlama geldiğini algılarız. Bir başkasına aktardığımızda o yasın anlamı bizim için elle tutulacak kadar açık hale gelir. Oysa dilsizlik, konuşmamak bir hapishane gibidir.
Çoğu zaman hırsızların, katillerin, casusların ve fahişelerin mesleklerinin kötülüğünü kabul ederek bundan utandıkları sanılır. Oysa gerçek bunun tam tersidir. Kaderleri, günahları ya da hataları yüzünden durumu dürüst olmayan insanlar hayata öyle bir açıdan bakmaya başlarlar ki, kendilerince son derece iyi ve saygıya değer bir haldedirler. Bu görüşün devamı için içgüdülerine uyarak daima hayat ve hayatta sahip oldukları mevki üzerinde aynı düşünüşte olanların bulunduğu bir ortamda yaşarlar. Hırsızların becerileriyle, fahişelerin ahlaksızlıklarıyla, katillerin zalimlikleriyle övünmelerine hayret ederiz. Bunun nedeni bu adamların dar bir ortamda olmaları ve bizim onlarınkinden başka bir dünyanın insanı olmamızdır. Oysa zenginlerin servetleriyle, yani hırsızlıkla; komutanların utkularıyla, yani katillikle; hükümdarların kudretleriyle, yani zorbalıkla övünmeleri aynı şey değil midir? Durumları haklı görmek isteyen bu insanların hayat, iyilik, kötülük üzerine düşüncelerindeki yanlışlığın farkında değiliz. Çünkü bu yanlış düşünüşlü insanlar daha geniş bir ortama sahiptirler ve aynı zamanda biz de o ortam içinde bulunmaktayız.
Her insanda olduğu gibi, Nehludov’un içinde de iki insan vardı: Biri yalnız kendinin değil, başkalarının da iyiliğini isteyen ruhsal insan; öbürü, sırf kendini düşünen, bunun için bütün dünyayı fedaya hazır olan hayvani insan.