"Etrafa kırıldığım zaman beni sen teselli edeceksin, işte o zaman ben her şeyi unutarak senin boynuna sarılacağım," diyorsun. O zaman ben de senin boynuna sarılarak hiç, hiç bırakmayacağım.
Bir erkeği sevmem lazım... Ama sahiden bir erkek... Hiçbir kuvvete dayanmadan beni sürükleyebilecek bir erkek... Benden bir şey istemeden, bana hâkim olmadan, beni sevecek ve yanımda yürüyecek bir erkek...
Sabahattin Ali’ye
" Sessiz ısıtmaya başladı toprağı bu sefer altın gibi
Işıklarıyla Nisan güneşi ;
Yeni bir bahar var tomurcuklarda,
Dallar yeşerecek neredeyse,
Ama sen derin uykulardasın,
Duymuyorsun şırıltısını yanı başında akan derenin.
Gözlüğün kırık,
Bir tarafta katil sopa,
Bir tarafta Puşkin,
Artık o kitap bir şey söylemez sana,
O rüzgâr esmez artık
Ve kan içinde bembeyaz saçların…
Geceler korkunç ve karanlık
Hüzünlü bir sessizlik çökmüş ormana,
Ayışığı çıksa da nafile,
Artık gülümseyemezsin.
Yıldızlar başka bir dünyada
Ve kan içinde Puşkin.
Dallar yeşerdi,
Koskocaman bir mevsim geçti üstünden bütün sıcaklığı ile,
Yağmur yağdı, kar yağdı,
Sen kalkamadın bir türlü yattığın yerden.
Bir varmış bir yokmuş sanki dünya,
Sahipsiz gibi hikâyelerin
Ama dostlar var arkada
vefalı dostlar,
seni düşünecekler