İnce Memed — Bir destandır bu topraklardan doğan!
Yaşar Kemal’in kaleminden, Toros dağlarının başkaldıran rüzgârı gibi esen, zulme karşı dik duran bir halk çığlığıdır!
İnce Memed, sadece bir roman değil; Anadolu’nun kanla, toprakla ve isyanla yazılmış kaderidir!
Her Türk gencinin yüreğine kazınması gereken, adaletin, direnişin ve insan onurunun romanıdır.
Bir Türk için Kur’an’dan sonra okunması gereken ilk kitaptır bu!
Çünkü bir milletin din tüccarları ve ağalar tarafından nasıl kullanıldığı mükemmel işlenir ve memleketin neden ileri gitmediği çok iyi anlatılır
Çünkü bu kitapta iman kadar derin bir adalet duygusu, mertlik kadar sahici bir isyan vardır!
Ve her satırında halkın sesi, toprağın kokusu, dağın öfkesi yankılanır...
Zalim Ağa'ya karşı bir çocuğun öfkesiyle başlayan bu efsane, bir milletin vicdanına dönüşür.
Kitab bazen derin bir edebi kurgu değildir benim bazen gerçeği suratına çarpmaktadır. Hele bunu bir de hiciv yoluyla yapıyorsa gerçekten etkileyici olur.
Kitapta derin ve uzun paragraflar evet bu bazılarına göre artı bazılarına göre eksi sayılabilir (benim için artı) bazen uzunca anlatmış sözü uzatmış ama öyle can alıcı hikayeler öyle durum tespiti cümleler var ki koy günümüze aynısı çünkü insan değişmiyor hatalar değişmiyor.Din toplum adalet üzerine öyle yanlışlar var ki kitapta gerçekten çok iyi yakalamış öyle insanlara öyle yetkiler veriliyor ki tüm kurumlar geride kalıyor bunun yanında birde gerçek ilim sahipleri yok sayılıyor
Günümüz dünya gerçeklerini bağıra bağıra anlatan mükemmel bir kitap özellikle siyasetçiler ve hukukçular muhakkak okusun
Üç bölümden oluşan savaş yıkım acı yoksulluk çaresizlik ve zor şartlarda insanın nasıl çirkinleşecegini anlatan tam bir başyapıt
Aşırı bir edebiyat yok uzun uzun cümleler yok ağdalı sözcükler yok salt gerçek var
İnsan belki de budur mesele zor zamanda insan olabilmekte çoğunluğumuz bunu başaramiyorsak ahlak erdem fazilet paylasmak gibi kavramlar laftan ibaretse biz demek ki buyuz
Kitapta inanılmaz sahneler kanınızı donduran tırnak uçlarınıza kadar hücum eden sizi etkileyen yerler var boyalı kuş 'tan sonra okuduğum en iyi savaş kitabı yanlız bu kitapta savaş sonrası durum savaşın yıkımı ailelere etkileri insanlarin kabuslarinin nasıl temel kaynağı olduğu güzel işlenmiş üstüne birde insanın kendiyle ve geçmişiyle olan savaşını çok güzel anlatmış
Darmaduman olmaya hazır olun zamansizlikta isimsizlikte mekansizlıkta boğulacaksınız
Ve kendi aynanizda insanlığınizi sorgulayacaksinız
Çok zor bir kitap felsefe okumasını severim ve felsefi roman baya okudum ama bu kitapta birçok felsefe dalına derinlemesine girmesi ve bunu edebi kurguyla birleştirmemesi kitabı okumayı çok zor hale getiriyor.araya alakasız bölümler sıkıştırması da caba bunun yanında oluşacak dostlukta sıcak bir ilişki bekliyoruz ama tam oluşacakken kadın ölüyor aklıma Ahmet Kaya'nın şu sözleri geliyor nerden baksan tutarsızlık nerden baksan ahmakça
Maharet feslefe ile edebi kurguyu birlestirmekte yoksa derinlemesine ve senin olmayan kant'in veya başka birinin bilgisini kitaba herkes koyar.ilacın şifa mi yoksa zehir mi olacağı dozuyla alakalıdır.Aynisi bilgiyi aktarmada konusunda da geçerlidir.
Sonuç olarak ne edebi kurgu açısından ne de felsefi aktarım açısından begenmedim
Erkek egemenliğini dinle yoğurup, kadın bedenine kasıtlı ve kalıplı yön vermeyi amaç edinen bir yapılanma içerisinde kadın olmak, günlük cephede mücadele etmekle eş değer zorluktadır. Bedeli ise; özgürlüğü iki dudak arasına bırakmakla, izinlerle, cezalarla ve haksız sünnetlerle ödenen bir ölüm orucudur.
Kitap aklı başında herkesin gözlemlediği gerçekleri tüm cıplaklığı ve acımasızlığı ile suratımıza suratımıza vuruyor ahlaksız ve çürümüş toplumlarda olayların olumsuzlukların ve toplumsal bozulmanın iki nedeni vardır 1- teknolojinin gelişmesi (şeytan işi bunlar) 2- kadının sosyal hayata katılması (kadının saçı kadının elbisesi kadının olmayan yaşam alanı) ahlaktan namustan bahseden insanların çaresiz bir kadın görünce ağzının sularının akması hiç değişmez değişmeyecek de
Gelişmenin medeniyetin demokrasinin insanlığın en belirleyici noktası kadının layık olduğu değeri görmesiyle olur.safsatalarla altı dolu olmayan yanlış dini bilgilerle yanlizca kadına değil geleceğe ve insanlığa da kelepçe vurulur çıkış ise demokrasi ve bilimin ipine sarılmaktır.dilerim tüm toplumlar bu seviyeye çıkar