've içimde gezerim ucu sivri bir bıçakla
söylesem size söylerim ey ipini kendi gerenler
kedere kederle, ağrıya ağrıyla karşı çıkarım.'
'Cansever - Eski Bir Takvim İçin Şiirler'
Pekçok okuyucu için rahatsızlık verecek ayrıntılarla dolu bir tuhaf girdap. Bir panayır yeri, bir karnaval kadar da renkli; değişik, ayrıksı, uçarı, benzersiz ve yer yer de tahammülfersa bir kitap. Eski ile yeni, zaman ile zamansızlık iç içe. Birbirinden değişik, garip, acayip ve tuhaf karakterin fink attığı bir roman. Şıkır şıkır, fıkır fıkır, cıncık gibi imbikten geçmiş bir dil. Anlatılmaz ancak yaşanır fakat zinhar her bünyeye uymayacak, sindirilmesi zor bir eser.
Spoiler***
Ayrintilı sekilde kahramanin cinsel organ tasvirleri beni hayrete dusurdu :) suan okumaktayim ve kim ne dusunmus bakmak icin girmis bulunmaktayim . Kadinlardan asagi yanlari kalmamasi icin su balesi konusunda kendini gelistiren bacaklarini alan ayaklari kirmizi ojeli dervişler . Hayal ettirdi bunu. Ama rahatsiz olmadim farkli bir calisma. İslami Tasavvuf araclari kelimeleri kullanarak. Uc noktalardaki eylemleri normallestirerek siradan bir sekilde onumuze seriyor. Uykuda cocuk olumlerinde de baskarakter pedofilii sahnelerinde hic garipsemiyordu bu durumu. Ali teoman ne yapmak istemis uzerine dusunulesi. Degisik bir vaka.
Yüz sayısının temsil ettiği yetkin bütünden bir eksiklik, adalet sisteminin ister istemez içinde barındırdığı ufak yanılma payını simgeliyordu. Belki tedirgin edici, ancak her şeye karşın göze alınması, hatta teşvik edilmesi gereken bir riskti bu, çünkü tıpkı siyahın beyazı ya da karanlığın ışığı görünür kılması gibi, küçük de olsa bir adaletsizlik olasılığının varlığı, adaleti olumluyor, onun paha biçilmez değerni ortaya koyuyordu.