Esra aydogan

Esra aydogan
@Brkesraydgn
Okuduğum ve okuyacağım kitapları kaydettiğim teknoloji defterim:) okuduğum kitapların bende bıraktığı etkileri paylaştığım küçük dünyam;)) okumayı seven okumanın insanı iyileştirdiğini düşünen bir öğretmen
Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği
Üniversite mezunuyum
41 okur puanı
Ocak 2023 tarihinde katıldı
8/10
·496 syf.··
2023 58. kitabı
Kitabı özetleyen en önemli cümle "ye kürküm ye". Martin Eden'in de bir çok yer de söylediği gibi "söylediğim sözler aynı ruhum aynı benim ama insanlar neden bana farklı davranıyor" toplumu özetleyen söz. Sokaklarda yaşayan, kendini arayan, gittiği bir aksam yemeğinde tanıştığı insanların yaşayış şeklini görünce arayış içine giren, okuyan, okudukça yazan, yazdıkça gelişen, etrafındaki insanlar tarafından bilgi olarak ilerleyen bir zaman sonra da etrafını eleştiren bir kişilik oluyor. Tek hayali ünlü bir yazar olan Martin Eden bunun için bir sürü mücadeleye giriyor. Etrafında kimse ona inanmıyor hatta vazgeçirmek için elinden geleni yapıyor. Ve bir gün istediği üne kavuşuyor. O andan itibaren etrafında onu eleştiren, kınayan kim varsa hemen ona yaklaşıyor. Ama Martin Eden'in arayışı bitmiyor. Eski hayatına dönmek istiyor ama kitaplar arasında mesafeyi çok açmış oluyor. Yeni hayatında da aradığını bulamayan kahramanımız romanın sonunda kendini çok sevdiği denize atarak intihar ediyor. Toplumun resmini çeken yazar, "okumuş" diye anlandılan kişilerin aslında kitap okumaktan çok uzak olduğu hatta kalıp bilgilerle donatılmış olduklarını resmediyor. Toplumun iki yüzlülüğünü ortaya koyan yazar hayatta değerli olan şeyin para, konum ve ünlü olmanın olduğunu dün sana kötü diyenlerin sanki başkası demiş gibi bugün yan çizdiğini kitap sonunda çok güzel özetliyor.
Martin EdenJack London · Can Yayınları · 2017135,3bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Balıkçı ve Oğlu toplumsal yaralar
8/10
·140 syf.··
Beğendi
·
2023 56. kitabı
Livaneli'nin dilini çok seven birisi olarak bu kitapta da aradığımı buldum diyebilirim. Toplumsal bir çok konuya değinen yazar bir çok konununda ucunu açık bırakmış. Göçmen sorunu denizde boğulan balık gibi kıyıya sürüklenen insanlar... Bebekler ve bebeğini çaresizce ölmemesi için geride bırakmak zorunda kalan anneler... Mesele insanlık ise neden Suriyelilere verilen haklar Talibandan kaçan Afgan kadınlara da verilmiyor diye sorguluyor insan. Yazar topluma ait bütün problemleri kitabın belli yerlerinde okuyucuya hatırlatıyor. Kentsel dönüşüm, köylerin doğal güzelliklerinin devlet eliyle yok edilmeye çalışılması. Kitabın bir yerinde denize zarar veren balon balıklarından daha zararlı bir türden bahsediyor yazar ve bunun insan olduğunu doğaya, insana daha çok zarar verdiğini söylüyor. Mustafa ve Mesude Deniz adındaki çocuklarını denizde boğularak kaybeden bir anne baba. Bir gün denizde bir yunus balığı küçücük bir bebek teslim ediyor Mustafa'ya. Hikaye bunun üzerine gelişiyor ve toplumsal bir çok yaraya değiniliyor. İnsan okurken insanlığını sorguluyor. Biz bu kadar ne zaman duyarsızlaştık diye düşünmeden edemiyor. Görmek için yok saymamak için coğrafyamızda yaşanan acılara şahit olmak için okunmayı hak eden bir kitap
Hayat ve İnsan
Balıkçı ve OğluZülfü Livaneli · İnkılap Kitabevi · 202436,6bin okunma
2/10
·472 syf.··
2023 51. kitabı
Ayfer Tunç'un ilk okuduğum "Bir Deliler Evinin Yalan Yanlış Anlatılan Kısa Tarihi" kitabıydı. Dilini çok beğenmiş ve olaylarını bağlamasına hayran kalmıştım. Bu kitabı da heyecanla elime aldım ama tam bir hayal kırıklığı oldu. Anlatım şekli yine çok güzeldi. Hatta içinden beni etkileyen bir sürü güzel cümlelerde not ettim ama kullandığı dil çok rahatsız edici. Bir edebi metinde bu kadar küfür kullanılması beni rahatsız etti. Sonuçta edebi bir eser duygularımızı ifade edebilecek güzellikte kelimeleri mevcut olan çok güzel bir dilimiz var. Kitapta beni tek etkileyen kimseyi kötü diye yaftalamamak oldu. Kötü diye nitelendirdigimiz bir hayatın neden olduğunu asla bilemeyiz. Ama bunun dışında kimseye önerebileceğim bir kitap değil.
Yeşil Peri GecesiAyfer Tunç · Can Yayınları · 201611,7bin okunma
4/10
·152 syf.··
2023 49. kitabı
Kitabı genel olarak beğenemedin. Sonu, katilin bulunması hiç inandırıcı olmadığı gibi şaşırtıcı da değil ki herkes ile ilgili oluşturulan şüpheler çok yarıda bırakılmıştı. Hiç merak unsuru yoktu. Çok basit bir dille yazılmış bir kitap. Mesela ipucular veriliyor ''karanlıkta elbise yırtılma sesi'' romandaki kadın karakterler bir birilerinden geldiğini söylüyorlar ama o kısım boş bırakılıyor ipucu yarıda kalıyor. Kitabın geneli bir birinden kopuktu.
Acı KahveAgatha Christie · Altın Kitaplar · 202511,5bin okunma
10/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2023 47. kitabı
Elimden bırakamadığım bir kitap oldu. Katil kim merakıyla heyecanla okudum. Malesef ki katili yanlış tahmin ettim:-( On suçlu kişinin adalet karşısında ceza almayıp bir kişini kendi adaletini sağlama yöntemi. Kitabın son sayfasına kadar katili tahmin etmek neredeyse imkansız. İlk ölen kişiden sonra sıradaki kişi kim acaba merakı da ayrı. Bir de itiraf etmeliyim ki her cinayetten sonra kitabın başındaki şiire dönüt o kıtanın içeriğini tekrar okudum. Bu da kitabı güzelleştiren diğer unsurlardan birisiydi benim için.
On KişiydilerAgatha Christie · Altın Kitaplar · 202143,7bin okunma