Harika bir Kutlu eseriyle yine karşı karşıyayız. Konu klasik Mustafa Kutlu'nun hayatin manevi unsurlarını,ulviyatını maddi yaşam karşısında yüceltme, köyden kente göç, Anadolu insanının tutunamayışı... Kitaba yukarıda neden harika dedik o zaman? Elcevap çok da alışık olmadığımız bir Kutlu üslubu ve tarzıyla karşılaşıyoruz. Hikayeden çok bir postmodern tarzında roman: Felsefe, sosyoloji, psikoloji, kadın sorunları, edebiyat (özellikle Tanpınar hakkındaki görüşleri, Yahya Kemalin şiirleri), tenkit (üniversitelerdeki başıbozukluğun ve -tabirimi mazur görün- adamcılığın bir türlü son bulmaması) hep bir kitabın içinde... Yer yer Mustafa Kutlu amcamız konuşuyor, anlatıcı yorumlar katıyor. Hikayeden çok bir Deneme gibi de ayrıca.
Üslûp, dil hakkında herhalde çok şey söylememize gerek yok: Mustafa amca çayını alıp karşına oturmuş sohbet eder gibi, su gibi akıp gitti.
Okuduğunuz için teşekkürler :) Kitapla kalın.