Eşitsizliğin daha fazla olduğu toplumlarda her türlü ruh hastalığı daha yaygındı. Sonrasında diğer sosyal bilimciler bunu parçalarına ayırıp özellikle depresyona baktılar ve eşitsizlik arttıkça depresyonun da arttığını buldular.
Reklamcılar 1920'lerden bu yana kendi aralarındaki konuşmalarda mesleklerinin insanlara kendilerini yetersiz hissettirip sonra da ürünlerini kendi yarattıkları bu yetersizi keskinin çözümü diye sunmak olduğunu itiraf ediyorlar.
En iyi reklamcılık insanlara o ürüne sahip olmadıkları takdirde kendilerini ezik hissettirir. Çocuklar bu konuda çok hassastır... Reklamcının işi duygusal zaafları deşmek; çocuklarda bunu yapmak çok kolay, çünkü duygusal açıdan en savunması zor olanlar onlar.