Bazı kişiler bu olayların nedenini sadece “mafya dizilerinden kaynaklı” olduğuna inanıyor. Ancak bu olay sadece model alma ile açıklanamaz. Mafya dizileri ya da şiddet içerikli dizi/filmler uzun yıllardır var. Ancak bu olaylar bu zamanda daha çok artmış durumda.
Elbette şiddet içerikli yapımlar; cezasızlık düşüncesi, var olmak için şiddet gerektiği inancı ve şiddetin işe yaradığı fikrini besleyebilir, ama sadece bununla açıklanamaz. Bu olaylar, toplum dinamikleri, kişilik, sosyal çevre ve öğrenme süreçleri gibi birçok nedenin birleşimiyle ortaya çıkıyor.
Bu olaylara gelen eleştirilerden biri de ebeveynlerin çocuk yetiştirme tarzındaki yanlış tutumlar. Bence bu eleştiri önemli bir noktaya değiniyor.
Bazı ebeveynler çocuklara kural koymama yönünde bir tutum sergiliyor. En ufak bir “hayır” demenin çocukta travma yaratacağına inanıyorlar. Bundan dolayı da çocuklarını “özel” yetiştiriyorlar ve bu “özel çocuk” talepkâr ve kontrolcü olarak yetişiyor. Çünkü her şeyi kendine hak gören bir mantıkla büyüyor. “Ben özelim, istediğim her şey yerine getirilecek” düşüncesi gelişiyor.
Peki gerçek dünya böyle mi? Elbette değil. Gerçek dünyada işlerin böyle yürümediğini kabullenmek zor olabilir. Bu durumu kabul etmek istemeyen çocuk; “ben bunu istedim ama bana hayır dedi, beni reddetti, bana bağırdı, bana kurallara uymamı söyledi” gibi durumlarla karşılaşınca her istediğini alamayacağı gerçeğini kabullenemeyip uygun olmayan davranışlarda bulunabilir.
Sosyal beklenti ve kuralları öğrenmeden büyüyen çocuk hem kendisi için hem de toplum için tehlike arz eder. Bu yetiştirme tarzında kurallar ve kısıtlamalar olmadığı için çocuk, duygularını ve davranışlarını kontrol etmeyi öğrenemez ve dürtü kontrolünde sıkıntı yaşar. Böylece davranışlarının sonuçlarına aldırmadan hareket eder.
Konu