Buket

Buket
@Buketp
9/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2015 2. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 01 Mayıs 2015 00:00
Raymond Carver sıradan olanı, günlük olanı çok çok iyi anlatıyor. Alkolikler, işsizler, zenci düşmanı anneler, aylarca televizyon karşısındaki kanepeden kalkmayan yaşam bezginleri, yolunda gitmeyen, hiç gitmeyen aile yaşamları, trafik kazasında ölen çocuklarının acısıyla yıkılıp, tek yolu, hiçbir suçu olmayan postacıyı öldürmeye karar veren adamlar... Bir baba, trenle kilometrelerce yolu gidip, inmesi gereken istasyonda inmeyip, yola, bilmediği bir yere doğru devam eder mi? Öyküleri okuyan, tüm bu açmaz, sıkıntılı durumları, insanların duygularını, karamsarlığa kapılmadan, inceden bir "ayakları yerden kesiklikle" yaşıyor. Diğer kitaplarını da okumak gerek.
Televizyon
KatedralRaymond Carver · Can Yayınları · 2014589 okunma
Reklam
8/10
·160 syf.··
2016 244. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 09 Ağustos 2016 19:16
Raymond Carver'ın okuduğum ikinci hikâye kitabı, birinci kitabının ruh hâlini sürdüren, yekta kopan'ın birdman filmi ile carver hikâyeleri arasındaki benzerlikler üzerine yazdığı eleştirisinde çok güzel ifade ettiği gibi, " sade ama karmaşık" ilişkiler, hayatlar, varoluşları önümüze koyan hikâyelerle dolu... Neredeyse hiç birşeyin olmadığı ve diyalogların ağırlığının hissedildiği bu öykülerde yine de kağıda dökülmemiş bir çok şeyin olduğunu hissettiğimiz ya da olmak üzere olduğunu son satırlarda gördüğümüz anlara tanık oluyoruz, bazı hikâyelerde gergin, irkiltici, rahatsız edici imalarla dolu sonlara ulaşıyoruz, bazılarında ise her şey baştaki kadar gereksiz, anlamsız, birşey olmadan akıp gidiyor. Normalde hikâyelerden birşeyler beklediğimiz kesin: en azından başı sonu olan, birşeylerin olduğu, bittiği, başladığı ya da sonuçlandığı olaylara, bunları yaşayan karakterlere odaklanarak bu hayatları, olayları yaşayan bu karakterleri gözlemleriz; Carver ise olay olsa dahi olaylara odaklanmadığını, ama bilinç akışı gibi, meselâ Faruk Duman'daki gibi semboller, dil gibi anlam araçları yaratma derdinde olmadığını belli ediyor; Carver bu insanların ruhsal çıkmazlarına olayların başına ya da sonuna odaklanmaksızın bir göz açıp kapayıncaya dek bizi tanık ediyor o kadar: hayat böyle. Bu insanlara denk geliyor, onlara bakıyor, onları görüyor, sonra geçip gidiyoruz, bu insanlar çevremizdeki insanlar gibiler; yazar gerçeği, gerçekliği eğip bükmeden, onu anlatım tarzıyla değiştirmeden, yekta kopan'ın söylediği gibi yazış ve ifade ediş anlamında sade ama imaları açısından karmaşık ruh halleri varoluş biçimleri olarak kağıda döküyor... Güzeldi kitap; ama ben, bir kez daha, Çehov'a dönüyorum :)
Aşk Konuştuğumuzda Ne KonuşuruzRaymond Carver · Can Yayınları · 2013365 okunma
"Kendi içindeki dikenler kanatsın vicdanını"
Geleceğin taze havası geçmişin tozunu süpürüp dağıtmıştı.
Sayfa 178·Kitabı okudu
Çünkü insanın çekileceği en güzel yer kendi içidir.