"Ah, bizi niçin böyle yetiştiriyorlar? Analarımız, babalarımız hâlâ gafletlerinin, hatalarının neticesini görüp niçin akıllarını başlarına alıp toplamıyorlar? Peki, istedikleri şey hislerimizin incelmesi, fikirlerimizin açılmasıysa, bu ince hislerimiz açık fikirlerimizle bize tayin ettikleri hayatı nefretle kabul edeceğimizi niçin ve nasıl düşünemiyorlar?"
"Ya nelerini ve hangilerini beğeneyim yarabbim? Beğenecek neleri var? Hayatları mı, zevkleri mi? Erkeği kadını, ihtiyarı genci yalnız dedikoduyla, boğazlarıyla memnun ve mesut olabilen, her türlü zevkten, güzellikten mahrum yaşaya yaşaya pıhtılaşmış olan bu hayat bana o kadar iğrenç geliyor ki..."