Ne yazacağımı çok düşündüm. Düşündüm ama ne yazabileceğimi bulamadım. Zor bi kitap olduğunu söylemeden geçemeyeceğim yeni Oğuz Atayla tanışacaklar için. Ama değer...
“Yazı burada bitiyordu. Sayfanın altına bir iki karikatür çizilmiş, yanına da güllerle süslü, SIKINTI yazılmıştı.”
Kitabı 1 ayda bitirmişim işim olduğundan dolayı fazla okuyamıyorum ama gerçekten en fazla bir hafta da bitebilecek bir kitap ahmet ümitle bu kitapta tanıştım galiba biraz geç kaldım kitaptan bahsedecek olursam da ilk olarak herkese tavsiye ediyorum
Kitap üç arkadaştan bahsediyor kenan, nihat ve selim bu arkadaşlar çocukluktan beri arkadaşlar nihat; selim ve kenan a göre durumu daha kötü maddi olarak bu durumu arkadaşları yardım ederek idare ediyorlar.
Kenanın babasından kalan sigorta acentesi var kenan hukuk okumuş birisi olarak babasının işine devam ediyor. Selim de nihat gibi babasının tekstil atöleyisinin başına geçiyor ve arkadaşları nihata yardım ederek sahaf dükkanı açıyorlar ve evlenmesine yardımcı oluyorlar. Bu arada kenanın fotoğrafçılığa merakı uyanıyor kenanın bu merakla birlikte birçok fotoğraf atölyesine ilgi olmuyor ve arkadaşları kenanı bu işten vazgeçirmeye çalışıyor arkadaşlarının dediklerine kulak asmayan kenan ölümsüzlüğü aradığını ve beni kimse yolundan edemeyeceğini söylüyor bir gün arkadaşlarıyla rakı sofrasında otururken bu atölye meselesi tekrar açılıyor ve nihattan kenanı cezbeden bir teklif geliyor ve ne oluyorsa bundan sonra oluyor bu öneri bu üç arkadaş arasında yıpranmaya ve inanamayacağınız bir sonla bitiyor kitap bitiyor ama kitabın sonunda “ama nasıl oluyor” gibi sözcüleri şimdiden duyuyor gibiyim umarım anlatabilmişimdir.
Herkese iyi okumalar. :)
Öncelikle kitap üzerinden gidilecek olursa hikmetin monolog yaşayışı göze çarpıyor. Hikmetin karakteristik özellikleri bir bakıma kitapta öne çıkıyor diyebiliriz. Peki hikmet benol önemli biri mi? diyecek olursanız sıradan biri diyecek kadar karakteri düşürmemeliyiz. Bir çok yerinde kendime de rastladığım bu kitap gerçekten mükemmel yazılmış burada oğuz atayın hakkını vermemiz gerekiyor. Tabi onun yazarlığını tartışmak bana düşmez ama naçizane fikrimi belirttim. Kitaba dönmek gerekirse son olarak bunu söylemek istiyorum; monoton bir hayatı olan birinin düşünce ahengi ortaya çıkıyor.
Ulu önder Mustafa Kemal ATATÜRK'ün okul müfredetına neden koyulmasını emrettğini okuduktan sonra anladım gerçekten etkileyici ve nasıl bir avuç insanla ülke halkını bilinçlendirip ülkeyi geri kalmışlıktan kurtaranların kitabı. Herkesin kütüphanesinde bulunması gereken bir kitap.