Çünkü enine boyuna düşünüp herşeyi soğukkanlılıkla değerlendirince, giyotinin bıçağındaki kusurun hiç, hem de hiç şans barındırmaması olduğunu görüyordum. Kısacası, hastanın ölümüne kesin olarak karar verilmiş oluyordu. Bu kapanmış bir konu, sabit bir işleyiş, üzerinde uzlaşılmış ve tartışmaya açık olmayan bir anlaşmaydı. Olağanüstü bir durum olur da giyotinin bıçağı inmezse baştan başlanırdı. Bu durumda asıl sinir bozucu olan mahkumun mekanizmanın doğru çalışmasını dilemesinin gerekmesiydi.