Madem öyledir, ey nefis, aklın varsa bütün muhabbetleri topla hakiki sahibine ver. şu belalardan kurtul. şu nihayetsiz muhabbetler, nihayetsiz bir kemal ve cemal sahibine mahsustur. Ne vakit hakiki sahibine verdin, vakit bütün eşyayı O’nun namıyla ve O’nun ayinesi olduğu cihetle, ızdırapsız sevebilirsin. demek şu muhabbet doğrudan doğruya Kainata sarf edilmemek gerektir. yoksa muhabbet en leziz bir nimet iken en elim bir nimet olur.
ellerimden utanmak aklımdan bile geçmemişti o güne dek. gelgelelim şimdi onlara bambaşka gözlerle bakıyordum. kızın bana karşı duyduğu küçümseme öyle şiddetliydi ki bulaşıcı bir hastalık gibi bana da geçti.