Yemin ederim size baylar, fazla bilinçli olmak bir hastalıktır. Gerçek, tam bir hastalıktır. Sıradan bir bilinç insanın yaşamı için fazlasıyla yeterlidir.
Evet efendim, on dokuzuncu yüzyılın zeki insanı önce kişiliksiz olmalıdır. Etik yönden de zorunludur öyle olmaya. Kişilikli, faal insan genelde dar kafalıdır
Ne mutlu her gördüğünün ardına düşmeyen, her çağrıldığı kapıya habersizce varmayan gönüle.
O şirin dudağa tamah etmemem daha doğru, ama sinek nasıl olur da şekere gitmez?
Güzel öneriler barındıran bir kitap. Aslında kitabı alış amacım da buydu. İlber hocanın önerilerini okumak... Fakat galiba daha fazlasını hayal etmişim. Yani daha fazla öneri ummuştum. Ama hiç pişman değilim tabii ki, bilmediğim çok şey öğrendim.
İlber hocanın kitap boyunca Türkiye'nin çöküşü olarak gördüğü kültürel kayıpları anlatmasına karşın; kitabın sonunda bu kadar umutlu konuşması... Her şey yoluna girecek tarzı söylemleri de biraz yapmacık geldi. Çünkü okuduğunuzda siz de fark etmiş ya da edeceksinizdir. Baştan sonra kadar var olan kültürü berbat eden gençlerden bahsederken az önce söylediğim gibi "renk renk gençler yetişiyor" diye bitiriyor kitabı.
Söyleyeceklerim bu kadar. Okuyun. Çok şey bulursunuz. Ama beklentinizi olabildiğince düşük tutun.