Büşra

Büşra
@Busrahalici
LİSANS
İstanbul
16 okur puanı
Ağustos 2017 tarihinde katıldı
İÇİMİZDEKİ ŞEYTAN MI ?
9/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2020 21. kitabı
·
65 günde okudu
·
Okunma: 03 Kasım 2020 18:58
**** alıntı **** '' .... Buna içimdeki şeytan diyordum, müdafaasını üzerime almaktan korktuğum bütün hareketlerimi ona yüklüyor ve kendi suratıma tüküreceğim yerde, haksızlığa, tesadüfün cilvesine uğramış bir mazlum gibi nefsimi şefkat ve ihtimama layık görüyordum. Halbuki ne şeytanı azizim, ne şeytanı? Bu bizim gururumuzun, salaklığımızın uydurması...İçimizdeki şeytan pek de kurnazca olmayan bir kaçamak yolu... İçimizde şeytan yok. İçimizde acz var. Tembellik var. İradesizlik, bilgisizlik ve bunların hepsinden daha korkunç bir şey: hakikatleri görmekten kaçmak itiyadı var. '' Sabahattin Ali'nin içimizdeki şeytanı anlatan en güzel cümlelerini yukarıda alıntıladım. Ben keyifle okudum. İyi okumalar :)
1000Kitap
İçimizdeki ŞeytanSabahattin Ali · Karbon Kitaplar · 2019208,9bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
ÖNCE KİTAP SONRA FİLM
9/10
·331 syf.··
Beğendi
·
2020 20. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 18 Ağustos 2020 16:42
Öncelikle, keşke daha önce okusaydım diye hayıflandığım bir kitap. Kitabın kapağını açmamla kendimi tam da anlattığı haliyle trafiğin ortasında duran araba gibi bulmam bir oldu. Olaylar bu şekilde başlıyor diyebilirim. Trafiğin ortasında aniden kör olan bir adam ve sonrasında sırayla herkesin başına gelen Körlük. Nedir Körlük ,-elbette hepimiz körlüğün ne olduğunu biliyoruz-görme duyusunu kaybetmedir. Mecaz anlamıyla çevremizde olan bitenleri, gerçekleri sezme yetisini kaybetmek. Jose Saramago bizlere görme yetisini kaybeden toplumun nasıl evrildiğini, adeta nasıl insanlıktan çıktığını öyle güzel anlatıyor ki sayfaları çevirdikçe okumak daha çok okumak istiyorsunuz. Kör olmak bulaşıcı değildir elbette yani şuan için öyle biliyoruz yarın , gelecekte virüsler nasıl değişir ve kör olur muyuz bilinmez. Kitaptaki ilginçlik işte tam olarak böyle başlıyor körlük bulaşıcı ve bir salgına dönüşerek büyüyor. İlk kör olanlar karantinaya alınıyor eski bir akıl hastanesinde. Kitapta yaşanılan olaylarla Saramago bizlere öyle güzel dersler veriyor ki, ahlaki olguların yaşam için nasıl feda edildiği, açlıkla mücadelenin nasıl her şeyin önüne geçtiği, değer kaygılarının olmadığı, karakterlerle birlikte olup sanki ordaymış gibi yaşamanızı ve çokça düşünmemizi sağlıyor. Fiziksel anlamda körlük bir yana Samarago, aynı zamanda toplumun gerçeklere de kör olduğuna şu sözleriyle vurgu yapıyor ; ‘’Bence biz kör olmadık, zaten kördük, gördüğü halde görmeyen körler.’’ Okumanızı tavsiye ediyorum, şimdiden iyi okumalar
Edebiyat
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022132bin okunma
9/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2020 19. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 22 Temmuz 2020 00:53
Her zaman okuyabileceğiniz muhteşem bir kitap. Distopik bir roman olduğunu söylemeye gerek var mı bence yok. Ama yine de belirtmek istiyorum. Özet yapmak istemiyorum çünkü OKUYUN HEM DE HEMEN. Roman, Büyük biradere karşı duran iki zihnin yaşadığı bedeni aşk ve sonunda okuyucu derin düşünmeye sevk eden bir son... iyi okumalar
Siyaset
1984George Orwell · Can Yayınları · 2023200,1bin okunma
NETOÇKA NEZVANOVA / DOSTOYEVSKİ
7/10
·219 syf.··
2020 1. kitabı
Dostoyevski'nin kaleme aldığı yarım kalan ilk büyük roman denemesi diye bilinen Netoçka Nezvanova okumaya başlarken pek ilgimi çekmese de ikinci bölümde beni içine çekmeyi başardı. Netoçka anlamı kitabımızda annesinin kızını sevme şeklinde kullandığı bir kelime olarak belirtilmiş. Hemen ismin anlamını anlattığı alıntıyı şuraya iliştirelim: '' Başımı tutup kaldırdı, gözlerimin içine tatlı tatlı baktı. Yüzü öylesine yürekten anne sevgisiyle aydınlandı ki soluğum kesilir gibi oldu, kalbim hızlı hızlı çarpmaya başladı. Üstelik Netoçka demişti bana o anda beni çok sevdiği anlamına geliyordu bu. Aslında Anna olan adımı kullanmazdı pek. Beni okşamak istediği zamanlar küçüğüm anlamına gelen Netoçka derdi....'' Asıl ismi Annetta olan Netoçka, küçüklüğünden başlayarak fakir hayatını, hayallarini, olaylar karşısındaki duygularını, acılarını, krizlerini, mutluluğunu, kısacası yaşamını anlatıyor biz okuyucuya. Kısaca değinecek olursak ; Netoçka'nın üvey babası keman çalan bir müzisyendir. Netoçka'nın annesiyle evlendikten sonra ise müziğe daha doğrusu kemana uzun süre ara verir. Tavan arasında fakir bir yaşam içindedirler. Kemana geri dönmek için karısının ölümünü bekler, Tuhaftır kendini çok iyi bir kemancı müzisyen olarak görür,biraz kibirli diyebiliriz. Evi karısı geçindirir ki, o da hastadır. Beni etkileyen kısmından söz edersek, Netoçka annesinden daha çok babasını ( bu arada üvey babası ) sever ve o ne derse yapar onu mutlu etmek için. Babasının adı Yefimov bu arada evet netoçkanın annesinin öldüğü akşam babasıyla evden kaçış sahnesi, babasının onu kandırırarak geride bırakması ve peşinden Netoçkanın koşsa bile yetişememesi ve düşüp kalması.... bu sahnenin anlatımı duyguları sanki Netoçkayla birlikte koşup düşmüşüm hissi bıraktı bende. Netoçka yı ben bu kısımdan
Edebiyat
Netoçka NezvanovaFyodor Dostoyevski · İletişim Yayınları · 20163,052 okunma
ÖNCE KİTAP SONRA FİLM
7/10
·172 syf.··
Beğendi
·
2019 1. kitabı
·
31 günde okudu
·
Okunma: 26 Aralık 2019 19:15
!!!!!!! SPOİLER İÇERİR !!!!!!!!! ilk olarak, kitabın başlığının neden bu başlık seçilmiş " meraklılarına" açıklamak isterim eğer elinizde kitap varsa arkasında bu alıntıyı bulabilirsiniz. Kitabın ilgi çekici başlığını orjinal adı A Clockwork orange Otomatik Portakal'ı yazarımız şu şekilde açıklamış; Cockney dilinde ( ingiliz argosu ) bir deyiş vardır. " Uqueer as as clockwork orange." Bu deyiş, olabilecek en yüksek derecede gariplikleri barındıran kişi anlamına gelir. Bu çok sevdiğim lafı, yıllarca bir kitap başlığında kullanmayı düşünmüşümdür. Bir de tabii Malezya'da "canlı" anlamına gelen "orang"sözcüğü var. Kitabı yazmaya başladığımda, rengi ve hoş bir kokusu olan bir meyvenin kullanıldığı bu deyişin, tam da benim anlatmak istediğim duruma, Pavlov kanunlarının uygulanmasına dayalı bir hikayeye çok iyi oturduğunu düşündüm... Kitabı okumaya başladığınızda hemen dikkatinizi kitabın dili çekiyor. Nadsat dili yani yakın geleceğin argosu şeklinde tabir edilmiş olan bir dil kullanıyor. kahraman mı diyelim bilemedim çünkü çoğu yerde anti kahraman olarak da belirtilmiş olan Alex adında 15 yaşlarında bir gencin başından geçenleri kendi ağzıyla okuyucuya yani bizlere anlattığı bir kitap. Şimdi kısaca özetlemek istiyorum daha sonra beni etkileyen veya tartışmak istediğim noktaları detaylı anlatmayı umuyorum. Anlatımcımız Alex ve üç arkadaşı -kendilerine çete diyorlar - geceleri sokaklarda kötülük yaptıklarını anlatarak başlıyor. Yaşlıları dövmek, zorla evlere girip hırsızlık yapmak ve tecavüz ! Bunları çetesiyle birlikte zevk alarak yaptığını anlatıyor. Alex , anne ve babasıyla yaşıyor ve klasik müzik hayranı, gecelerini kötüklerle geçirdikten sonra eve gelip Beethoven gibi klasikleri dinlemeyi seviyor. Bir gece yine çetesiyle birlikte takılıyor ve yardıma ihtiyacı varmış
Edebiyat
Otomatik PortakalAnthony Burgess · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2009113,1bin okunma