Dostoyevski'nin kaleme aldığı yarım kalan ilk büyük roman denemesi diye bilinen Netoçka Nezvanova okumaya başlarken pek ilgimi çekmese de ikinci bölümde beni içine çekmeyi başardı. Netoçka anlamı kitabımızda annesinin kızını sevme şeklinde kullandığı bir kelime olarak belirtilmiş. Hemen ismin anlamını anlattığı alıntıyı şuraya iliştirelim:
'' Başımı tutup kaldırdı, gözlerimin içine tatlı tatlı baktı. Yüzü öylesine yürekten anne sevgisiyle aydınlandı ki soluğum kesilir gibi oldu, kalbim hızlı hızlı çarpmaya başladı. Üstelik Netoçka demişti bana o anda beni çok sevdiği anlamına geliyordu bu. Aslında Anna olan adımı kullanmazdı pek. Beni okşamak istediği zamanlar küçüğüm anlamına gelen Netoçka derdi....''
Asıl ismi Annetta olan Netoçka, küçüklüğünden başlayarak fakir hayatını, hayallarini, olaylar karşısındaki duygularını, acılarını, krizlerini, mutluluğunu, kısacası yaşamını anlatıyor biz okuyucuya. Kısaca değinecek olursak ;
Netoçka'nın üvey babası keman çalan bir müzisyendir. Netoçka'nın annesiyle evlendikten sonra ise müziğe daha doğrusu kemana uzun süre ara verir. Tavan arasında fakir bir yaşam içindedirler. Kemana geri dönmek için karısının ölümünü bekler, Tuhaftır kendini çok iyi bir kemancı müzisyen olarak görür,biraz kibirli diyebiliriz. Evi karısı geçindirir ki, o da hastadır. Beni etkileyen kısmından söz edersek, Netoçka annesinden daha çok babasını ( bu arada üvey babası ) sever ve o ne derse yapar onu mutlu etmek için. Babasının adı Yefimov bu arada evet netoçkanın annesinin öldüğü akşam babasıyla evden kaçış sahnesi, babasının onu kandırırarak geride bırakması ve peşinden Netoçkanın koşsa bile yetişememesi ve düşüp kalması.... bu sahnenin anlatımı duyguları sanki Netoçkayla birlikte koşup düşmüşüm hissi bıraktı bende. Netoçka yı ben bu kısımdan