Roman, içine kapanık bir adamın iç dünyasını, geçmişte yaşadığı derin bir ilişkiyi ve bu ilişkinin onun hayatındaki etkilerini anlatır. Hikâye, bir yandan bireyin içsel yalnızlığını işlerken diğer yandan insan ruhunun derinliklerine inen bir çözümleme sunar.
Yalnızlık: Toplumun içinde var olmasına rağmen kendini ait hissedemeyen bireylerin duygusal yalnızlığı eserin merkezindedir.
Aşkın Derinliği: Romanda aşk, yüzeysel bir duygudan ziyade insanın varoluşunu anlamlandıran bir güç olarak ele alınır.
İçsel Dönüşüm: Karakterler aracılığıyla insanın kendini bulma süreci ve duygusal olgunlaşma temaları işlenir.
Toplum ve Birey Çatışması: Duygusal zenginliği olan bireyin, yüzeysel ve çıkarcı bir toplum içinde sıkışmışlığı dikkat çeker.
Eserdeki ana karakter, duygusal derinliği ve içe dönüklüğüyle dikkat çeker. Yazar, onun gözünden dünyayı görmemizi sağlayarak okuru karakterin ruhsal çözümlemesine ortak eder. Karşısına çıkan diğer önemli karakter ise, onun yaşamında bir dönüm noktası yaratacak kadar etkileyici bir kişiliğe sahiptir.
Sabahattin Ali, sade ama derin bir dil kullanır. Duyguları doğrudan değil, satır aralarında hissettirmeyi başarır. Betimlemeler ve iç monologlar güçlüdür; okuyucu karakterin ruh halini adeta hisseder.
Eser, insanın dış dünyadan çok kendi iç dünyasında yaşadığını, gerçek sevginin ise ancak içtenlik ve anlayışla mümkün olduğunu vurgular.
Kürk Mantolu Madonna, Türk edebiyatında psikolojik çözümlemeleriyle öne çıkan en önemli romanlardan biridir. Zamanının ötesinde bir duyarlılığa sahiptir ve insan ruhunu evrensel boyutta ele alır.