Bir gün babam bana, "Delirmek çok acıklı bir şeydir, hiçbir güzelliği yoktur," demişti, o zamanlar daha çok gençtim, on altı on yedi yaşlarımdaydım, sonra bir daha hiç konuşmadık bunu, öyle bir cümle söylendi ve geçti ama ben hiçbir zaman o cümleyi unutmadım. Deliliği ne çekici ne de güzel buluyorum zaten, delirmeye niyetim de yok ama böyle bir korkunun tam kenarında durmak, bu korkuya hiçbir zaman tamamen teslim olmayacağımı bilerek, bir kuyuya bakan biri gibi derinlere bakmak belki de hoşuma gidiyordur, hayır, hoşuma gitmediğine eminim, sevmiyorum bu duyguyu, hiç duymamayı yeğlerim. Ya bir gün çıldırırsam peki, yapayalnız, kimselerle konuşmadan duvarlara bakarsam, yüzüme deliliğin çirkinliği yerleşirse, o zaman hiçbir erkek yanıma yaklaşmaz, hiçbir erkek beğenmez beni.
Kendimi terk edip gitmekten korkuyorum, ben beni bırakıp gidivereceğim sanki, bence çıldırmak bu işte, kendimi bırakıp gidivermek, kalan da giden de yabancı olacak bana.